‘KIZIMA TV İZLETMİYORUM’

Gonderen 23 April 2008

EKRANLARIN SEVİLEN YÜZÜ BERNA LAÇİN, ‘HAYATIMDAKİ EN ÖNEMLİ ÅžEY’ DEDİĞİ 9 YAÅžINDAKİ KIZI ADA’YA NORMAL YAYIN AKIÅžINDAKİ PROGRAMLARI İZLETTİRMİYOR.

Laçin’in annelere bir uyarısı var: ‘Aaay ben ne yapayım, çocuÄŸum izliyor’ demesinler…

atv’de yaptığınız televizyon programı diÄŸer kadın programlarından çok farklı. Kadınlara yönelik hem eÄŸlenceli hem de öğretici bir yapım hazırlıyorsunuz. Ancak sizin bir baÅŸka özelliÄŸiniz; çocukları da ekran başına çekebiliyorsunuz…

Çok güzel gözlemlemiÅŸsiniz. Çocuklar da bizim programı zevkle izliyorlar. Hatta ben bir kaç programdan sonra çocuklara yönelik el iÅŸi çalışmaları, çocuklarla annelerin eÄŸlenerek yapabileceÄŸi çocuk kurabiyeleri, çocuk tişörtleri, ÅŸekilli pizza çeÅŸitlerini yapmayı öğretmeye baÅŸladım. Kızım Ada’yla da anlattıklarımı evde keyifle yapıyoruz.

Kadın programlarını çocuklar da gönül rahatlığıyla izleyebilir mi?

Günümüzde yapılanları izlememeli. DoÄŸru mesaj vermiyorlar. Annelere büyük iÅŸ düşüyor. ‘Aaay ben ne yapayım, çocuÄŸum izliyor’ dememeliler. Bana, ‘Senin uslu bir çocuÄŸun var, o yüzden baÅŸkalarının halinden anlamıyorsun’ diyorlar. DoÄŸru, çocuÄŸum öyle ama ÅŸu da bir gerçek; o sırada kolayına geldiÄŸi için o hakkı çocuÄŸa verirsen geri alamazsın.

Siz izliyor musunuz?

Ben seyretmem ki, sevmem ki zaten. AÄŸlak iÅŸi hayatta sevmem. Sinirim bozulduÄŸu için artık gazete okumuyorum, niye onları seyredeyim? Sorunları çözmeyi seven bir kadınım. Yaraya bakamayan insanlardan hiç deÄŸilim. Birine faydası dokunacaksa eÄŸer, kesip bacağı atabilirim. Bazıları, ‘Çok üzülüyoruz hastalara bakamıyoruz’ derler, ben giderim ve o yarayı iyileÅŸtiririm. Ama yaraları deÅŸip deÅŸip bırakmak doÄŸru deÄŸil. Beni haber spikeri yapmak istediler. Kabul etmedim, insanlara güzel ÅŸeyler yaÅŸatmak istiyorum.

Televizyon programlarının mesaj verme gibi bir sorumluluğu taşıması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Mesaj sert bir laf. ‘Mesaj verelim, didaktik olalım’ gibi lafları da sevmem. Ama bir ÅŸey yaparken bunun nereye gittiÄŸini de hesaplamak gerekir. Ben dizi yapsam da, program yapsam da düşünürüm; insanlara doÄŸru ya da yanlış ne gidecek, bunun hesabını yaparım. Yani, izleyiciye fayda saÄŸlamak isterim ama mesaj vermek doÄŸru deÄŸil.

Kızınız Ada’nın TV ile arası nasıl?

Benim çocuk sabahları erken kalkmaz. Okula giderken bile zorla kalkıyor. Åžimdi size çok ilginç gelecek ama Ada çocukluÄŸundan beri, normal yayın akışındaki programları hiç izlemedi, izlettirmedim. Dizi filmler, programlar, v.s… Ada’nın bunları izlemesine izin vermedim. Bazı çizgi filmleri de yeni yeni izlemeye baÅŸladı. Bu yüzden bizim evde Ada varken hiç televizyon açılmadı. Özellikle onun ayakta olduÄŸu akÅŸam saat 8 ile 10 arası hiç program izlemedik. Hâlâ da öyle… ‘Bana o saatlerde televizyonda olan hiçbir ÅŸeyi sormayın’ diyorum arkadaÅŸlarıma. Çünkü o saatte Ada ayakta. O yattıktan sonra televizyonu açıyorum.

Hiç itiraz etmiyor mu?

Yoo etmedi, çünkü çocukluÄŸundan beri bu düzene alıştı. Bir çocuÄŸa ne verirseniz onu alırsınız diye düşünüyorum. Ada, kolalı içeceklerin tadını bilmez. Cipslerin de öyle. Gofretin tadı nasıl bir ÅŸeydir bilmez. ‘Al’ diye aÄŸlıyor da ben almıyor deÄŸilim. BaÅŸtan beri öyle. Alışmadı, aramıyor da…

Sizi anneniz nasıl yetiştirmiş?

Sormadım ama despot bir kadındı.

Kendinizi despot bir anne olarak görüyor musunuz?

Yok. Çok fazla kuralım yok. Çok sağlam beş kuralım vardır. Kola ve gazlı içecekler içilmeyecek. Televizyon izlenmeyecek. Büyüklerin yanında terbiyeli davranacak. Sokaklardaki tuvaletlerde temiz olacak, elini oraya buraya sürmeyecek. ‘Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sen başka insanlara yapma’ diyorum, empati yapmalı ve sorumluluk sahibi olmalı, hepsi bu .

Anneniz, nasıl davranırdı size?

Annemde çok fazla kural vardı. Annemin evinde bir şeyin yerini değiştirsem ya da örtünün şekli bozulsa büyük bir problem olabiliyordu.

Kızınıza duyduğunuz sevgiyi bir cümleyle özetleyebilir misiniz?

Benim için hayatımdaki en önemli ÅŸey Ada… Hatta benden, canımdan bile öte…

Dizi oyunculuğundan en azından bu sene için caymanızın sebebi neydi?

Diziler 90 dakika. Bu hiç akıllıca bir ÅŸey deÄŸil. Diziler oyuncuyu çok yoracak hatta öldürecek bir ÅŸey haline geldi. O anlamda ‘Yapamam’ dedim. Sinirsel olarak üç gün yat, dört gün çalış uyuma, istemedim.

Programınız öğleden sonra değil de sabah kuşağında yayınlansaydı, daha iyi olmaz mıydı?

En baÅŸta, ‘Sabah program yapmam’ dedim. Evliyim, çocuÄŸum var; eÅŸimle çocuÄŸumla kahvaltı ediyorum, sofrada sohbet ediyoruz, saat oluyor öğlen 12… Yapamazdım sabah programı, ilk böyle konuÅŸtuk yani. Canlı yayın olmasa İkitelliler’e hiç gelmezdim.

Şenem ÖZUZCAN-bugün

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Bu yaziyi yazan:

unknown - who has written 4185 posts on Lisem.Net - Sohbet, Chat, Muhabbet.


Yazarla iletisim

Yorum Yaz

Chat | Sohbet