Degerli Kullanicilarimiz; Okudugunuz, takip ettiginiz, izlediginiz Kliplere Dusuncelerinizi Yorum olarak bildirmekten kacinmayiniz. iyi veya kotu mutlaka yorum yapmaya calisiniz. Editorler olarak bizde sizin isteklerinize yazdiginiz Yorumlari ele alarak Ekleme/Duzeltme Yapabilelim. Lisem.Net Editorleri

Türk halkı bu yardımlarla aslına dönüyor.

Gonderen 03 Şubat 2009

Pekin Havaalanı’nda, birkaç yıl önce şahit olduğum manzara beni oldukça şaşırtmıştı.

Kalabalık bir grup Fransız, evlat edindikleri Çinli çocuklarla ülkelerine dönüyordu.

Çin’deki çok sayıda terk edilen bebeğin, zengin Avrupa ve Amerikalılar tarafından evlat edinildiğini, bunu da büyük oranda kiliselerin organize ettiğini o zaman öğrendim.

Sadece Amerika’da evlatlık Çinli sayısının 50 bini geçtiği ifade ediliyor.

Angelina Jolie ve Brad Pitt çiftinin aldığı dört evlatlıktan birisi, Çinli.

Özellikle, Mandarin (Pekin lehçesi) diyalektiğine sahip çocuklar evlatlık alınıyor.

Mandarin tercihi ileride ülkelerine dönüp, rahatlıkla “misyoner” olarak çalışmaları için

Pazar akşamı İbo Show’da Gazze’ye yardım programını izlediğimde, aynı şaşkınlığım tekrarlandı.

Canlı yayına katılan çok sayıda insan, Filistinli yetimleri evlatlık edinebileceğini açıkladı.

Sadece bir gecede ulaşılan yardım miktarı, 4 buçuk milyon lira.

Daha önce, benzer bir program Kanaltürk’te de yapıldı.

Pek çok ünlü sanatçı ve işadamı bağışlarıyla katkı yaptı.

Türk halkı sadece ünlülerden dolayı kampanyaya destek olmuyor.

Gazze için cami cemaatinden de tam 30 milyon lira toplandı.

Öğrenciler bile Milli Eğitim Bakanlığı üzerinden 20 milyon liralık yardım eli uzattı.

Başbakanlık, Milli Eğitim, Kızılay, İHH, Kimse Yok mu, Cansuyu ve Deniz Feneri’nin kampanyalarında toplanan para, 90 milyon lirayı aşmış durumda.

Çok yüksek değil, ama tamamının halkın gönüllü yardımları olduğu dikkate alınırsa, oldukça ciddi bir rakam.

Gazze, Türk halkının yardım elini uzattığı ilk dram da değil.

Daha önce depremin vurduğu Keşmir ile tsunaminin yuttuğu Açe’ye büyük miktarlarla el uzatılmıştı.

Hatta Açe’de, verdiği yardım sözünü gerçekleştiren ilk ülke Türkiye olmuştu.

Ermenistan ve Yunanistan depremlerini saymaya gerek görmüyorum.

Burada önemli olan, uzak diyarlara da artık ilgisiz kalmadığımız.

İnsanlık dramlarına el uzatmada daha hassas ve el uzatmaya hazır olmamız.

Mesela Afrika’da yüz binlerce görme sorunu yaşayan hastanın katarakt ameliyatını, Türk yardım kuruluşları ve önemli bir miktarını da Türk doktorlar gerçekleştirdi.

Kara Afrika’nın umut ışığı oldular.

Yine, çok sayıda içme suyu kuyusu açarak, onlara hayat verdiler.

Osmanlı döneminde, kışın aç kalan kuşlara yem vermek amacıyla vakıf kuran, bir “hayrat” medeniyetinin varisleri olarak bunlar aslında az bile…

Türk halkı bu yardımlarla bir yönüyle aslına dönüyor…

Bu uyanışta dört önemli gelişmenin etkin olduğunu düşünüyorum.

Dünyanın, küresel köy haline gelmesi.

Dolayısıyla acıların eş zamanlı paylaşılması.

Düşünün, fosfor bombasının üzerlerine düştüğünü, Gazzeliler’den önce görüp, müdahale edemiyoruz.

Çaresizliği paylaşmak, bir süre sonra dayanışmaya dönüşüyor.

İkincisi, 1980’lerde Özal’la başlayan ekonomik olarak dışa açılım süreci.

Geçtiğimiz yıl, 218 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdik.

İşadamlarımız, artık dünyanın dört yanına açıldı.

Üçüncüsü, 1990’larda başlayan kültürel açılım süreci.

Özellikle, Sovyetler’in dağılması ile Orta Asya’da başlayan açılım, katlanarak büyüdü.

Düşünün, tamamı Türk insanı tarafından finanse edilen ve kâr beklentisi olmayan 800 adet Türk okulu bugün Papua Yeni Gine’den Kenya’ya, Yakutistan’dan Şili’ye kadar uzanıyor.

Türk elçiliklerinin bile olmadığı topraklarda, artık gönüllü öğretmenlik yapan ve Türkçe’yi de yabancı dil olarak öğreten fedakar insanlar var.

Son olarak, zenginleştik. İçinde bulunduğumuz küresel krize rağmen, dünyanın dört bir yanına yardım gönderebiliyoruz.

Son 22 çeyrekteki büyüme ve katlanan dış ticaret ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi haline geldik.

Bu uyanışın sürmesi, ekonomik kalkınmanın devamına ve Türkiye’nin küresel bir oyuncu gibi diplomatik sahada top koşturmasına bağlı.

Nüfusunun yarısı genç Türkiye’nin, zincirlerini kırıp insanlığın yardımına koşmasına az kaldı…

Umutsuz olanınız var mı?

Kaynak:
Bugün:Erhan BAŞYURT

bookmark bookmark bookmark bookmark

İlgili Diğer Konular




Bu yaziyi yazan:

unknown - who has written 7573 posts on Lisem.Net – Sohbet, Chat, Muhabbet.


Yazarla iletisim

Yorum Yaz

Chat | Sohbet