Gonderen 04 October 2008
Tags: akciğer kanseri, almanya, fransa, Prof. Dr. Yalçın Karakoca, Rezektör Balon, solunum yolları, tümör, zatürre
Bu sistemle solunum yolu tümörden temizleniyor.
Prof. Dr. Yalçın Karakoca, akciÄŸer kanserinde yaÅŸam süresini uzatan, solunum yollarını açan yöntem geliÅŸtirdi. Böylece solunum yolları tümörden temizlenip pıhtılar ortadan kalkacak…
Prof. Dr. Yalçın Karakoca, geliştirdiği ‘’Rezektör Balon’’ yöntemiyle akciğer kanseri hastalarının yaşam sürelerinin ortalama 24 aya çıktığını bildirdi.
ÖLÜM NEDENİ ZATÜRRE
Karakoca, akciğer kanserinde ölüm sebeplerinin yarıdan fazlasını zatürre ve solunum yetmezliğinin oluşturduğunu ifade etti. Karakoca, Türkiye’de akciğer kanseri olan bir kişinin yaşam süresinin tanı konulduktan sonra ortalama 6- 8 ay olduğunu dile getirerek, oysa Almanya ve Fransa gibi akciğer kanserinde daha ileri düzeyde tedaviler yapan merkezlerde bu sürenin 3 yıl olduğunu belirtti.
FARKIN NEDENİ
Aynı ilaç ve radyoterapi uygulanmasına rağmen yaşam süresindeki farkın tedavi mantığındaki hatadan kaynaklandığını öne süren Karakoca, Türkiye’de akciğer kanseri hastalarının zatürre sonucu hayatını kaybettiğini savunarak, ‘’Yöntemle hastaların yaşam sürelerinin ortalama 24 aya çıktığını gördük’’ dedi.
YURT DIŞINDA ÖDÜL ALDI
Prof. Dr. Karakoca, akciğer kanserine yakalanan hastaların yaşam kalitesini ve ömrünü uzatmak için geliştirdiği ‘’Rezektör Balon’’ yöntemiyle, Japonya’da 1300 araştırmacının katıldığı Dünya Bronkoloji Kongresi’nde ‘’Dünya Bronkoloji Ödülü’’nü kazandığını bildirdi.
NASIL UYGULANIYOR?
Prof Karakoca, ‘’Rezektör Balon yöntemiyle tümörün yerleştiği kanalın içini balonla açıyorsunuz. Eğer bu kanal açılmazsa yapılacak tedaviler zaten sonuç veremez. Akciğer kanserinde solunum yollarını tümörden temizleyen bu tekniğin yemek borusunda, idrar yollarında, bağırsaklarda, safra yollarında ve en önemlisi damarların içini tıkayan pıhtıların ve tıkaçların tedavisinde kullanılması halinde çok büyük başarılar getirebilecek’’ dedi.
Gonderen 13 September 2008
Tags: akciÄŸer kanseri, akciÄŸer kanserine yakalanma riski, Dr. Ming Yu, kromozom, Siteman Kanser Merkezi
Ailesinde akciğer kanseri hastası olan kişiler bu hastalığa yakalanabiliyor
Aynı kromozom bölgesindeki bazı genetik farklılıkların, sigara içse de, içmese de, ailesinde akciğer kanserine yakalananların olduğu kişilerde bu kansere yakalanma riskini 5-7 kat artırdığı bildirildi.
ABD’nin St. Louis kentindeki Washington Üniversitesinden Dr. Ming Yu, “sigara kullananların bazılarının akciÄŸer kanserine yakalanmadığını, bunun da sigara içenler ile kansere yakalananlar arasında genetik farklılıkların var olduÄŸunu düşündürdüğünü” belirtti.
Üniversiteye bağlı Siteman Kanser Merkezinden Yu, bazı ailelerin akciğer kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunun bilindiğini, buna bağlı kalıtsal etkenler belirlenebilirse, bu kişilerin kansere yakalanmasının önlenebileceğini söyledi.
Bu varsayımlardan yola çıkan araştırmacılar, ailesinde akciğer kanserine yakalananların olduğu 194 kişinin genetik profilini, ailesinde bu kansere rastlanmayan 219 kişiyle karşılaştırdı. 300 binden fazla kalıtsal farklılığı belirlemek üzere bu kişilerin DNA örnekleri incelendi.
Akciğer kanserinin görüldüğü ailelerde birçok kromozom üzerinde genetik farklılıklar belirlendi, ancak 15. kromozom üzerindeki genetik farklılıkların kanserle daha fazla bağlantılı olduğu saptandı.
AraÅŸtırmacılar, ailesinde akciÄŸer kanseri görülen ve 15. kromozomlarında genetik farklılıklar olan kiÅŸilerin akciÄŸer kanserine yakalanma riskinin kontrol grubuna göre 5,7 ila 7,2 kat fazla olduÄŸunu vurguladı. Bu kromozom bölgesinde, 3′ü nikotin bağımlılığında rol oynayan, proteinleri kodlayan birçok genin bulunduÄŸuna da dikkat çekildi.
Bu genlerin kanser tümörlerinde etkin olduğunu ve hücrenin çoğalması ya da ölmesinde rol oynadığını ifade eden Yu, bunların akciğer kanserinin gelişimindeki kesin rolü belirlemek ve tedavi için hedef olarak alınıp alınmayacaklarını saptamak için başka araştırmaların yapılması gerektiğini belirtti.
Kaynak:Hürhaber
Gonderen 01 September 2008
Tags: akciğer kanseri, Beyin kanaması, damar tıkanıklığı, iftar, kalp krizi, oksijen, sigaranın zararları, Sigarayla Savaşanlar Vakfı, Ubeyd Korbey

Sigarayla Savaşanlar Vakfı Kurucu Başkanı Ubeyd Korbey, iftar yemeğinin
kalp atışlarını hızlandırdığını, bu nedenle iftardan hemen sonra içilen sigaranın
kalp krizi ve
damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırdığını söyledi.Korbey, dünyada her 6 saniyede bir kiÅŸinin sigaradan öldüğünü belirterek, Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kiÅŸinin sigara kullandığını söyledi. Korbey, ”Ramazan ayında sigara içimine dikkat etmek lazım. Sigara, ramazan ayında diÄŸer dönemlere oranla daha fazla risk oluÅŸturuyor. Gün boyunca kiÅŸi aç kalıyor. İftar yemeÄŸi kalp atışlarını hızlandırıyor. Bu nedenle kanın dolaşımının rahat olması lazım. Kan dolaşımının hızlanma süreci içinde sigara kana karışırsa kan koyulaşır. Damarlar üzerinde büyük baskı oluÅŸturuyor. Tiryakiler yemekten sonra yoÄŸun ÅŸekilde içiyor. İftardan hemen sonra içilen sigara, kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırıyor” dedi.
İftarda birbiri ardına içilen sigaranın kanın oksijen taşıma yeteneÄŸini azalttığını ve bunun vücuda ciddi zararlarının olduÄŸunu belirten Korbey, “Beyin kanaması, damar tıkanıklığı ve felç olma riskini de 10 kat arttırıyor. Sigara mutlaka içilmesi gerekiyorsa yemek bitiminden sonra 15-20 dakika, vücudun yemekten kaynaklanan yükünün hafiflemesi beklenmelidir. Oruçlu insanın sigarayı bırakması çok kolay, sadece biraz çaba gerekiyor. Ülkemizde her yıl 20 bin civarında akciÄŸer kanseri vakası ortaya çıkıyor. Bunların yüzde 97’si sigaradan kaynaklanıyor. Sigara kaynaklı akciÄŸer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10′u ise pasif içiciler” diye konuÅŸtu.