Tag Arsiv | "bugün"

CHP böcek komasında.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Telekulak iddiası boş çıktı. Günlerce gündemi meşgul eden bu olayı gazeteler nasıl gördü?
Önder Sav’ın cep telefonunun açık kaldığı kesinlik kazandı. Kamuoyunda yankı bulan olay, medyanın da bir numaralı gündem maddesiydi.

Peki gazeteler bu haberi nasıl gördü? İlk günlerde haber köstebek, böcek watergate, skandal gibi başlıklarla marnşetine taşıyan gazeteler görüşlerini değiştirmekte zorlandı. Şaşkınlık manyetlere yansıdı. Bazı gazeteler haberi görmedi ya da küçük gördü.

Cumhuriyet, Vakit-Sav görüşmesini onaylayan belgeleyi baÅŸka türlü gördü. Baykal’ın “watergate’ten daha ağır” ifadesine yer verdi. Gazate ayrıca Sav’ın telekom belgesinin düzmece olduÄŸunu ima eden sözlerini manÅŸetine taşıdı..

Bir diÄŸer ilginç olan da Milli gazete oldu. Saadte Partisi’ne yakınlığıyla bilinen gazete, olayı neredeyse yok saydı. Haberi 1. sayfanın saÄŸ tarafına sıkıştırdı.

Radikal de haberi kuÅŸa çevirirken, Posta gazetesi CHP’yi zor durumda bırakmamak için “kafalar karıştı” baÅŸlığını kullandı. Hürriyet ise daha cesurcesur baÅŸlık attı: “Ortam deÄŸil gaflet çıktı”

İşte medyanın dinleme olayına ilişkin attıkları başlıklar.

Cumhuriyet: AKP devleti röntgenci yaptı

Hürriyet: Ortam değil gaflet çıktı

Star: Vatergate fiyaskosu

Sabah: CHP’nin Sav’ı fena çöktü

Milliyet: Önder Sav’ı Vakit dinlemiÅŸ

Milli Gazete: Sav’ın telefonu 42 dakika açık kalmış

Vakit: Alın size belge

Vatan: 44 dakika canlı yayın

Zaman: CHP’nin Sav’ı çöktü meda sınıfta kaldı

Yeni Åžafak: Telekomik

Akşam: Belge çıktı CHP çöktü

Bugün: CHP böcek komasında

Taraf: CHP yuvarlanmış Vakit’ini bulmuÅŸ

Posta: Kafalar karıştı

Radikal: Önder Sav Yes’e basmış!

İnternethaber

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

ünlü kendini nasıl savunuyor?

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,


Free Image Hosting at www.ImageShack.us

QuickPost Quickpost this image to Myspace, Digg, Facebook, and others! Magazin dünyasındaki bazı ünlüler haklı olsun haksız olsun kendini sonuna kadar savunmasını biliyor. İşte tavırlarıyla, konuşmalarıyla her zaman gündemde kalmayı başaran ünlüler.

BAZEN KÜLHANBEYi BAZEN KÜLHANBEYi

ASUMAN KRAUSE: Ünlü manken bir röportajında, “Haksızlığa asla tahammül edemem, ne gerekirse yaparım” demiÅŸti. Söylenen hiçbir sözün altında kalmaması ile tanınan Krause, zaman zaman külhanbeyi tavırlarıyla da gündeme oturuyor.

DERLER ONA KADIRGALI DERLER

SEDA SAYAN: Yıllardır ekrandan her konuda, kendince haksız bulduÄŸu herkese dilediÄŸini söylüyor. Hatta bir programında ünlüler dünyasının sivri dilli sanatçısı İbrahim Tatlıses’e bile diklenmiÅŸ sonrasında da ikili barışmış, konu tatlıya baÄŸlamıştı. Ünlü ÅŸarkıcı Sayan, külhanbeyi ile Kumkapı’nın Kadırga Mahallesi’nde doÄŸup büyümekle gurur duyuyor.

MEYDAN OKUYOR

DEMET AKALIN: Magazin dünyasının en sivri dilli ünlülerinden birisi. Mesleğiyle ilgili herkesle polemiğe girmekten çekinmeyen Akalın, kendisine laf yetiştirenlerle açık açık dalga geçiyor ve rakiplerini bıçkınlığıyla sindiriyor.

KABADAYI iMAJI

EBRU GÜNDEŞ: Aslında çok kibar olan ünlü şarkıcı, haksızlığa uğradığını anladığı anda değişiyor. Konuşması, yürüyüşü, duruşu bir anda farklılaşan sanatçı tam bir kabadayı imajına bürünüyor.

POLEMiK USTASI

HÜLYA AVŞAR: Kendisiyle laf yarıştırmak isteyenleri öncelikle konuşmasıyla sindiriyor. Kibar ve zarif görünümünün yanı sıra tam bir polemik ustası olan ünlü sanatçı, eli maşalı ünlülerin başında geliyor.

Bugün

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

‘KIZIMA TV İZLETMİYORUM’

Tags: , , , , , , , ,


EKRANLARIN SEVİLEN YÜZÜ BERNA LAÇİN, ‘HAYATIMDAKİ EN ÖNEMLİ ÅžEY’ DEDİĞİ 9 YAÅžINDAKİ KIZI ADA’YA NORMAL YAYIN AKIÅžINDAKİ PROGRAMLARI İZLETTİRMİYOR.

Laçin’in annelere bir uyarısı var: ‘Aaay ben ne yapayım, çocuÄŸum izliyor’ demesinler…

atv’de yaptığınız televizyon programı diÄŸer kadın programlarından çok farklı. Kadınlara yönelik hem eÄŸlenceli hem de öğretici bir yapım hazırlıyorsunuz. Ancak sizin bir baÅŸka özelliÄŸiniz; çocukları da ekran başına çekebiliyorsunuz…

Çok güzel gözlemlemiÅŸsiniz. Çocuklar da bizim programı zevkle izliyorlar. Hatta ben bir kaç programdan sonra çocuklara yönelik el iÅŸi çalışmaları, çocuklarla annelerin eÄŸlenerek yapabileceÄŸi çocuk kurabiyeleri, çocuk tişörtleri, ÅŸekilli pizza çeÅŸitlerini yapmayı öğretmeye baÅŸladım. Kızım Ada’yla da anlattıklarımı evde keyifle yapıyoruz.

Kadın programlarını çocuklar da gönül rahatlığıyla izleyebilir mi?

Günümüzde yapılanları izlememeli. DoÄŸru mesaj vermiyorlar. Annelere büyük iÅŸ düşüyor. ‘Aaay ben ne yapayım, çocuÄŸum izliyor’ dememeliler. Bana, ‘Senin uslu bir çocuÄŸun var, o yüzden baÅŸkalarının halinden anlamıyorsun’ diyorlar. DoÄŸru, çocuÄŸum öyle ama ÅŸu da bir gerçek; o sırada kolayına geldiÄŸi için o hakkı çocuÄŸa verirsen geri alamazsın.

Siz izliyor musunuz?

Ben seyretmem ki, sevmem ki zaten. AÄŸlak iÅŸi hayatta sevmem. Sinirim bozulduÄŸu için artık gazete okumuyorum, niye onları seyredeyim? Sorunları çözmeyi seven bir kadınım. Yaraya bakamayan insanlardan hiç deÄŸilim. Birine faydası dokunacaksa eÄŸer, kesip bacağı atabilirim. Bazıları, ‘Çok üzülüyoruz hastalara bakamıyoruz’ derler, ben giderim ve o yarayı iyileÅŸtiririm. Ama yaraları deÅŸip deÅŸip bırakmak doÄŸru deÄŸil. Beni haber spikeri yapmak istediler. Kabul etmedim, insanlara güzel ÅŸeyler yaÅŸatmak istiyorum.

Televizyon programlarının mesaj verme gibi bir sorumluluğu taşıması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Mesaj sert bir laf. ‘Mesaj verelim, didaktik olalım’ gibi lafları da sevmem. Ama bir ÅŸey yaparken bunun nereye gittiÄŸini de hesaplamak gerekir. Ben dizi yapsam da, program yapsam da düşünürüm; insanlara doÄŸru ya da yanlış ne gidecek, bunun hesabını yaparım. Yani, izleyiciye fayda saÄŸlamak isterim ama mesaj vermek doÄŸru deÄŸil.

Kızınız Ada’nın TV ile arası nasıl?

Benim çocuk sabahları erken kalkmaz. Okula giderken bile zorla kalkıyor. Åžimdi size çok ilginç gelecek ama Ada çocukluÄŸundan beri, normal yayın akışındaki programları hiç izlemedi, izlettirmedim. Dizi filmler, programlar, v.s… Ada’nın bunları izlemesine izin vermedim. Bazı çizgi filmleri de yeni yeni izlemeye baÅŸladı. Bu yüzden bizim evde Ada varken hiç televizyon açılmadı. Özellikle onun ayakta olduÄŸu akÅŸam saat 8 ile 10 arası hiç program izlemedik. Hâlâ da öyle… ‘Bana o saatlerde televizyonda olan hiçbir ÅŸeyi sormayın’ diyorum arkadaÅŸlarıma. Çünkü o saatte Ada ayakta. O yattıktan sonra televizyonu açıyorum.

Hiç itiraz etmiyor mu?

Yoo etmedi, çünkü çocukluÄŸundan beri bu düzene alıştı. Bir çocuÄŸa ne verirseniz onu alırsınız diye düşünüyorum. Ada, kolalı içeceklerin tadını bilmez. Cipslerin de öyle. Gofretin tadı nasıl bir ÅŸeydir bilmez. ‘Al’ diye aÄŸlıyor da ben almıyor deÄŸilim. BaÅŸtan beri öyle. Alışmadı, aramıyor da…

Sizi anneniz nasıl yetiştirmiş?

Sormadım ama despot bir kadındı.

Kendinizi despot bir anne olarak görüyor musunuz?

Yok. Çok fazla kuralım yok. Çok sağlam beş kuralım vardır. Kola ve gazlı içecekler içilmeyecek. Televizyon izlenmeyecek. Büyüklerin yanında terbiyeli davranacak. Sokaklardaki tuvaletlerde temiz olacak, elini oraya buraya sürmeyecek. ‘Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sen başka insanlara yapma’ diyorum, empati yapmalı ve sorumluluk sahibi olmalı, hepsi bu .

Anneniz, nasıl davranırdı size?

Annemde çok fazla kural vardı. Annemin evinde bir şeyin yerini değiştirsem ya da örtünün şekli bozulsa büyük bir problem olabiliyordu.

Kızınıza duyduğunuz sevgiyi bir cümleyle özetleyebilir misiniz?

Benim için hayatımdaki en önemli ÅŸey Ada… Hatta benden, canımdan bile öte…

Dizi oyunculuğundan en azından bu sene için caymanızın sebebi neydi?

Diziler 90 dakika. Bu hiç akıllıca bir ÅŸey deÄŸil. Diziler oyuncuyu çok yoracak hatta öldürecek bir ÅŸey haline geldi. O anlamda ‘Yapamam’ dedim. Sinirsel olarak üç gün yat, dört gün çalış uyuma, istemedim.

Programınız öğleden sonra değil de sabah kuşağında yayınlansaydı, daha iyi olmaz mıydı?

En baÅŸta, ‘Sabah program yapmam’ dedim. Evliyim, çocuÄŸum var; eÅŸimle çocuÄŸumla kahvaltı ediyorum, sofrada sohbet ediyoruz, saat oluyor öğlen 12… Yapamazdım sabah programı, ilk böyle konuÅŸtuk yani. Canlı yayın olmasa İkitelliler’e hiç gelmezdim.

Şenem ÖZUZCAN-bugün

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

   
 
 

Flickr'dan Fotograflar - Tum Fotograflari Gor

- >Leaf AbstractionAnother wiseDerrick maestroI'll eat the focused oneCan you hear me ?Time to cleanHarp on architectureTastyΩ_Lost in translationSweet dreamsOut of timeWhy me?ΛVEntrance 58MemoriesHeavy duty

Site Sponsors

Chat | Sohbet