Tag Arsiv | "doÄŸal"

Sınav Heycanını nasıl yenerim

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Başarılı bir sınav için, hem doğru şeyler yapmanız hem de doğru düşünmeniz gerekir. Bilginizi sınavda ne kadar kullanabileceğinizi, zihinsel ve duygusal performansınız belirler. Hani bazen deriz ya; �Bugün formundayım. Her şey harika gidiyor� diye. İşte bunun gibi bir durumdur�.

Böyle üstün bir performansı yakalamak için aktif bir çaba harcamak gerekir. Çünkü başarısız insanlar karşılaştıkları sorunlar karşısında kendilerini problemlerin akışına bırakır, başarılı insanlar ise bu problemlerin üzerine gider ve üstesinden gelmeye çalışır.

Bu nedenle aşağıda aktardığımız önerileri uygulamak, sınavda sizin zihinsel ve duygusal performansınızı artırmanız ve beyin gücünüzü en üst seviyede kullanmanızı sağlar�

Önceki iki yazımda, �Etkili Sınav Teknikleri� ve �Sınav Stresi nasıl yenerim� konularını detaylı bir şekilde ele almıştım. O yazıları okumayan okuyucularımızın buradaki önerilerimizi okumadan önce o iki yazıyı okumalarını öneririm.

Sınavdan bir gün önce neler yapmalı?

Bir gün öncesinde ders çalışabilirsiniz.. Bu çalışma, çok yoğun, zihni yorucu bir çalışma olmamalı. Amaç; beynimizi boş bırakmamaktır. Örneğin, edebiyat, tarih, coğrafya� gibi yakın hafıza, ezber derslerinden birine ya da bir kaçına toplam 3-4 saatliğine, bir kez daha hızlı bir şekilde göz atabilirsiniz.
O gün sabah erken kalkın ve gündüz uyumayın.
Kimseyle sınav hakkında konuşmayın.
Çevrenizdeki stresli insanlardan uzak durun.
Kahve, çay ve kafeinli ve enerji içeceklerden uzak durun. Kafeinli içecekler stres oranınızı artırır.
Bol su için. Su zihni diri tutar.
Akşama doğru, açık havada güzel manzaralı bir yerde uzun bir yürüyüş yapın. Yürüyüş sizi rahatlatır, zihninizi dinlendirir ve gece iyi bir uyku almanızı sağlar.
Akşam evde ya da sinemada komedi türü bir film izleyebilirsiniz. Gülmek en rahatlatıcı faaliyettir.
Akşam kendiniz için uygun ve normal bir zamanda yatın� Yani ne erken ne de geç olmalı.

İyi bir uyku için neler yapmalı?
Sıcak bir duş alın.
Nefes egzersizi yapın:
Bir birim zamanda ağızdan diyafram nefesi alın
İki birim zaman içinde tutun
Dört birim zamanda ağızdan yavaşça verin.
Bunu 5-10 dakika yapmak sizi çok rahatlatır.

Kas eksersizi yapın:
Kasları bölgesel olarak sırayla yavaşça gerip serbest bırakarak yapılır..
Örneğin el kaslarını yavaşça gerip serbest bırakmak. Sonra kol kaslarını, omuz kaslarını sonra sırayla vücudun bütün kaslarını gerip yavaşça serbest bırakmak büyük bir rahatlama sağlar.
En önemli kaslar, alın, göz, yüz, çene ve omuz kaslarıdır. Bu kasları gevşettiğinizde vücudunuzu daha rahat gevşetebilirsiniz.
Kültür � fizik özellikle streching (gerinnme) hareketleri yapın.
Süt, ıhlamur, adaçayı, yoğurt, ılık - süt bal karışımı gibi içecekler ve yiyecekler iyi bir uyku almanızı sağlar.
�Şimdi yatacağım ve harika bir uyku almış olarak kalkacağım� düşüncesiyle yatın. Şunu hiçbir zaman unutmayın uykunuz gelirse zaten doğal olarak uyursunuz. (Bu konuda bir sorun yaşarsanız uyku ile ilgili yazdığım yazıdaki egzersizi uygulayabilirsiniz)

Sınav sabahı neler yapmalı?

Sabah, ne geç ne de erken kalkın. Salona alınma sürenizden yarım saat önce orda olacak şekilde kalkış saatinizi ayarlayın.
Sabah ılık su duş alın. Özellikle kollarınızı, ayaklarınızı ve yüzünüzü soğuk su ile yıkayın. Soğuk su sizi dinçleştirir.
Yukarda belirttiğimiz, nefes, kas ve kültür - fizik egzersizleri yapın.
İyi bir kahvaltı yapın. Kahvaltıda, ceviz, bal, kuru üzüm, incir, fındık, gibi yiyecekler faydalıdır. Yağlı yiyecekler ve yoğurt yemeyin..

Sınavda Yanımızda neler olmalı?

Su ve kolonyalı mendil bulundurun. Giriş kartınızı zaten almışınızdır.

Sınav yerine kiminle ve ne zaman gidelim?

Sınav yerine sizi rahatlatan, motive eden kişilerle gidin. Sizi olumsuz etkileyen kişilerle gitmeyin.
Sınav salonuna girişten 30 dakika önce orda olun.
Okul bahçesinde, mümkün olduğunca çevrenizdeki stresli insanlardan uzak durun.

Sınava başlamadan önce neler yapalım?

Mutlaka tuvalet ihtiyacınız olsun ya da olmasın, tuvalete gidin.
Suyunuzdan için
Derin nefes alın beyninize yeterince oksijen göndermek için biraz içinizde tutun ve verin.
Sınav kitapçığı dağıtıldığında hemen açmayın. Kitapçığa cesaretle bakın, sizi hedefinize ulaştıracak, bunca emeğinizin karşılığını alacağınız araç ellerinizde. Zihninizde sınav küçülsün siz büyüyün. Çünkü sizler sınavdan daha büyük ve daha güçlüsünüz. Büyüklüğünüzün ve gücünüzü fark edin.

Sınav için en iyi düşünce

Sınav için en iyi düşünce; �Bu benim en iyi sınavım olacak ve elimden gelinin en iyisini yapacağım, yapabileceğimin en iyisini yapacağım� düşüncesidir.
Bu düşünce size hem zihinsel hem de duygusal olarak en iyisini yapmanıza odaklar ve beyin gücünüzü en üst seviyede kullanmanızı sağlar.
Kendinize pozitif telkinlerde bulunun
Bir duyguyu yaşamak için önce o duyguyu hatırlamak gerekir. Ve hangi duyguyu hatırlarsanız o duyguyu yaşarsınız. Bu nedenle, sınav süreci içerisinde kendinize hep pozitif ifadelerde pozitif telkinlerde bulunun. Yani; �Rahat ol. Sakin ol. Kendine güven. Her şey güzel olacak, kontrol bende� gibi telkinlerde bulunun. Çünkü insanlar telkinlerle kendilerini açarlar ve aşarlar, telkinlerle kendilerini kilitlerler�
Asla negatif telkinde bulunmayın ya da başkalarının negatif telkinde bulunmasına izin vermeyin. Yani kendi kendinize �stres yapma, endişelenme� derseniz, daha fazla strese girer, daha fazla endişelenirsiniz. Çünkü beynimiz negatif talimatları algılayamaz.
�Ya olmazsa� düşüncesini erteleyin
�Ya olmazsa� düşüncesini sınavdan sonrasına atın gitsin. Onu olmadığı zaman düşünürsünüz, şimdi olabileceğini düşünün ve olması için ne gerekiyorsa onu yapın.

Asla vazgeçmeyin!

Sınavda hiçbir zaman ve asla vazgeçmeyin. Sonuna kadar dayanın. Gücünüzün sonuna kadar mücadeleye devam edin.
Unutmayın; en kritik zamanlarda en az iki seçeneğiniz vardır. Biri; pes edip bırakmak ki; gerçek yenilgi budur. Bir diğeri; sonuna kadar dayanmak ve asla vazgeçmemektir.
Kendinize küçük hata yapma payı bırakın
Kendinize gayet insani, küçük hata yapma payı bırakın. Çünkü herkes hata yapabilir. Bu çok doğal ve normal bir durumdur. Mükemmeliyetçi olmayın.

Son söz:

Bu benim en iyi sınavım olacak ve elimden gelinin en iyisini yapacağım.
Her şey gönlünüzce olsun, Tanrı yardımcınız olsun!!!

Kaynak:İnternethaber
Eftal ORHAN

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Ebru Akel’den İdalı Açıklama.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Ebru Akel, ekranda daha iyi görünmek için estetik yaptırmaya ihtiyaç duymadığını söyledi.

Estetiğe ihtiyacım yok genlerim çok iyi

Dokuz ay süren suskunluÄŸa bir ses yarışması programı ile son veren Ebru Akel, ekranda daha iyi görünmek için estetik yaptırmaya ihtiyaç duymadığını söyledi. Akel, “Ne kadar güzel göründüğümle ilgilenen biri deÄŸilim. Ekranda daha iyi görünebilmenin yollarını arayıp estetik de yaptırmadım. Bir de Allah’a şükür güzel bir anne-babanın kızıyım. Genlerim iyi” dedi.

Dokuz ay sonra yeniden ekranlardasınız. “İşte Star” nasıl bir yarışma programı?

- Çok güzel ve eÄŸlenceli bir yarışma. DiÄŸer ses yarışmalarından farkı meslek sahibi olup da bugüne kadar içindeki star ruhunu uyandıramamış kiÅŸileri ekrana çıkarması: Taksiciler, bankacılar, sekreterler, teknisyenler… Her hafta deÄŸiÅŸik
jüriler onurlandırıyor programı. Amaç iyi seslerin kendilerine güvenerek mesleklerinin yanında ekstra bir şeyle uğraşmaları. Her hafta altın plak, 8 hafta sonunda da para ve araba ödülümüz var.

Siz neden bu yarışmanın formatının Türkiye’ye gelmesine ön ayak oldunuz?

- Çok halkın içinden, herkesi harekete geçiren, izlerken “Aa benim mesleÄŸimi yapıyor” dedirten bir yarışma. Çok içten, çok halktan, çok bizden. Yarışmada dayatmalar yok ve bu yüzden her ÅŸey çok eÄŸlenceli. Yarışma TaÅŸkın Sabah imzası taşıyor. Tüm yarışmacılar büyük bir titizlikle seçildiler ve ona göre ses eÄŸitimi alıyorlar. Programı seyreden insanlar hem iyi müzik dinleyecek hem de eÄŸlenecek. Bugüne kadar edindiÄŸim televizyon tecrübelerimden sonra bana çok farklı geldiÄŸi için bir arkadaşım vasıtasıyla bu programa ulaÅŸtım. Formatın buraya gelmesine sebep olduÄŸum için ayrı bir mutluluÄŸum var. Benimle aynı fikirde olan insanlarla birlikte bu hayali sahneye oturttuk. ANS yapımcılığında programa Kanal 1’de baÅŸladık.

Oyunculuğunuzun yanı sıra daha çok sunuculuğunuzla mı anılıyorsunuz?

- Zaman zaman içinde bulunduğumuz projelerin yoğunluğuna göre dikkat çekebilirsiniz. Benim için de aynı şey söz konusu. Hayatım boyunca emin olmadığım hiçbir işe girmedim. Yeteneğim ve kapasiteme uygun olan uygun işlerde kendimi geliştirmeye çalıştım. Dışarıya değil hep içeriye yatırım yaptım. Ekranda herhangi bir programı sunmuyorum. Bana gelen her teklifi değerlendirmeye kalksam her gün ekranda olmam gerekirdi.

Her zaman bu kadar dengeli ve objektif misiniz?

- Hiç sözümü sakınan bir insan değilimdir. Okulda da hakkımı aramam gerektiği yerde arardım. Haklının yanında olup, haksızlığa tahammülü olmayan bir insanım. İnsani tarafımın sağlam olduğunu düşünüyorum. Ya öyle ya böyle ya da ortadan yürüyen bir insan değilimdir. Hep gerçeği yansıtmaya çalışıyorum.

İnsanlara neden bu kadar doğal geldiğinizi sorguladınız mı?

- Aslında bunu insanlardan öğrenmek lazım. Ben evimde otururken de yarışma sunarken de aynı kişiyim. Belki de nedeni budur. Şu anda makyajsızım, ekranda belki biraz daha süs ve parıltı var. Tek fark bu. Ne kadar güzel göründüğüm ile ilgilenen biri değilim. İnsanlara doğal gelmemin de yolu buradan geçiyor belki de.

Bir ara cilt bakım teknikleriniz bile fenomen olmuştu. Öyle bir bakım çılgınlığınız var mı?

- Ne yaş ne de yaşam olarak çok fazla bakıma ihtiyaç duymuyorum. Yapmam gerekenlerin dışında bir şey yapmıyorum. İnsanın ruh hali yüzüne çok yansıyor. Bazen çok iyi hissedebilirken bazen stresten yüzüne sivilceler de çıkabiliyor. Bulunduğum iklime göre renk veren bir insanım. Ekranda daha iyi görünebilmenin yollarını arayıp estetik yaptırmadım. Hayatımda kendime hiçbir zaman eklemeler ve çıkartmalar yaptım. Güzellik göreceli bir şey. Benim için önemli olan insanlara ne yansıttığım. Bir de Allaha şükür ki güzel bir anne babanın kızıyım. Genlerim iyi.

Doğu felsefelerine bir merak salma durumunuz var mı?

- Öyle arayışlarım yoktur. Allah inancım kuvvetli.

Oyunculuk üzerine projeleriniz var mı peki?

- Olmasını istediğim iki önemli proje var. Kısmetse olur, olmazsa üzülmem.


Aslında hüzünlü ve utangaç biriyimdir

Gece hayatında  objektiflere yakalandığınızda demeç de vermiyor, kaçmıyorsunuz da… İkisinin arası bir yerdesiniz ama sanırım çok da hoÅŸlanmıyorsunuz…

- Çok hoşlanmıyorum ama bunu da bir şey için yapmıyorum. Evimde senaryomu okurken, tekstlerimi çalışırken ya da kendi arkadaş grubumla eğlenirken veya iyi müzik dinlerken çok mutluyum. Dışarıya da çıkıyorum normal bir şekilde. Farklı bir yerden bakıyorum. Böyle hüzünlü bir insanımdır. Hüznüm beni daha çok içime kapatır, böyle göründüğüme bakmayın. Daha utangacımdır. Daha kendi içimde yaşamayı severim. Herkesle her şeyi paylaşamam.

Posta

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

‘BU ROLE 50 KİŞİ İÇİNDEN SEÇİLDİM’

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


YÖNETMEN NURİ BİLGE CEYLAN’IN SON FİLMİ ‘ÜÇ MAYMUN’ CANNES’DA ‘ALTIN PALMİYE’YE ADAY GÖSTERİLİRKEN, BAÅžROLDEKİ YAVUZ BİNGÖL DE ‘EN İYİ ERKEK OYUNCU’ ÖDÜLÜ İÇİN YARIÅžACAK

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan ‘Üç Maymun’ filminde rol alan Yavuz Bingöl, ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dalında aday gösterilmenin heyecanını yaşıyor. Tören gününün hayatının en güzel günü olacağını söyleyen Bingöl: ‘Ödül alıp almayacağım konusunda yorum yapmam mümkün deÄŸil ama aday olmanın bile çok ciddi bir ÅŸey olduÄŸunu düşünüyorum.’

* Nuri Bilge Ceylan’la daha önce tanışıyor muydunuz?
Evet, yıllar önce Strasburg Film Festivali’nde tanışmıştık. Sonra görüşemedik ama ben tüm dünya ve Türkiye tanımadan önce Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini ve kendine özgü sinemasını biliyordum.

* ‘Üç Maymun’da rol almanız için nasıl teklif geldi peki?
Bir gün Asos’ta tatildeydim. Nuri Bilge Ceylan aradı ve bir proje için deneme çekimine çağırdı. Ben de tatilimi yarıda kesip ertesi gün İstanbul’a geldim. İlk kez deneme çekimine tabi tutuldum. Çünkü Türkiye’de genelde, ‘popüler isimler bu iÅŸi kıvırır’ diye düşünülüp deneme çekimi pek yapmıyorlar.

POPÜLER İSİM TERCİH ETMEZ
* Ve deneme çekiminden sonra rolü siz kaptınız…
Evet aradı ‘rol senindir’ dedi. Çok mutlu oldum. Nuri Bilge Ceylan’la çalışacağımı hiç düşünmemiÅŸtim açıkçası. Çünkü kendisi popüler isimleri tercih etmeyen bir yönetmen…

* Kaç kişi arasından seçildiniz?
50 erkek oyuncu arasından… Nuri Bilge ‘O Åžimdi Mahkum’ ve ‘O Åžimdi Asker’ filmlerimi birkaç defa izlediÄŸini, oyunculuÄŸumu çok doÄŸal ve ekonomik bulduÄŸunu söyledi. Ses tonumu sevmiÅŸ. Tiyatrocuların abartılı tonlamalarının olmadığını, halk nasıl konuÅŸuyorsa öyle konuÅŸtuÄŸum için beni seçtiÄŸini söyledi.

* Film Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ siz de ‘En İyi Erkek Oyuncu’ rolünde adaysınız. Ne hissediyorsunuz?
Cannes Film Festivali hayatımın en heyecanlı, en mutlu günü olacak. Ödülü alıp almayacağım konusunda bir yorum yapmam mümkün değil. Tabii ki her oyuncu ödül almayı ister ama ben aday olmanın bile çok ciddi bir şey olduğunu düşünüyorum. Oscar bir ödül törenidir ama Cannes dünyanın en önemli ve kapsamlı festivalidir.

* Bekliyor muydunuz adaylığı?
Hiç beklemiyordum. Hatta Nuri Bilge de beklemiyordu. 2006′da katılmıştı, o yüzden iki yıl sonra tekrar seçilmeyi beklemiyormuÅŸ. 10 binlerce filmin içinden 20 film seçildi. Ve tek Türk filmi ‘Üç Maymun’. Ayrıca yan yarışmada da hiç Türk filmi yok. Bu gurur verici…

* Nasıl bir performans gösterdiğinizi düşünüyorsunuz?
Oyuncu oynadığı ÅŸeyi oynuyor ve unutuyor. Neler yaptığımın çok farkında deÄŸilim ama Nuri Bilge’nin deyimiyle, çok iyi bir performans ortaya koymuÅŸum. Merakla bekliyorum. Fransız ortaklar da baÅŸarılı bir oyunculuk çıkardığımı söylüyor.

* Ne anlatılıyor filmde?
Bir ailenin hikayesi… Üç maymunun ‘görmedim-duymadım-bilmiyorum’ felsefesi vardır ya, bu ailenin çevresinde bir ton olay oluyor ama hepsi üç maymun! Bir iÅŸadamının ÅŸoförünü oynuyorum. Bana yakın bir karakter olduÄŸunu söyleyebilirim. Ama daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Finalinin nasıl olduÄŸunu bile bilmiyorum. Farklı birkaç final çekti çünkü Nuri Bilge… Seyretmedim filmi, hatta fragmanını dahi görmedim. Cannes’da izleyeceÄŸim.

* Çekimler ne zaman yapıldı?
Filmi geçen temmuz-eylül ayları arasında Yedikule ve İstanbul’un deÄŸiÅŸik yerlerinde çektik.

* Role hazırlanırken nasıl bir ön çalışma yaptınız?
Tabii ki senaryoyu defalarca okudum. Ama Nuri Bilge’nin kendine has bir üslubu var. Senaryonun dışında bütün sahnelerin alternatifleri vardır. Yani senaryodaki sahneyi çekiyor ama aynı zamanda alternatif sahneyi de çekiyor. Ve oyuncuyu doÄŸaçlamaya bırakıyor çünkü oyuncunun da kendi yorumunu merak ediyor.

* Zorlandığınız sahneler oldu mu çekimler sırasında?
Sıcaktan dolayı çok zorlandığım, çok bunaldığım sahneler oldu. Özellikle bir sahne vardı, ‘bu parayı niye verdin?’ diye sorduÄŸum; sadece ‘niye’ kelimesini 15 kere çektik.

SAHNENİN MATEMATİĞİ
* Nuri Bilge Ceylan pek çok oyuncunun çalışmak için can atacağı bir yönetmen. Nasıldı onunla film çekmek?
Benim için bir okul gibiydi. Çekimler sırasında iÅŸin içinde piÅŸerek çok ÅŸey öğrendim. Çok prensipli ve disiplinli bir yönetmen… Oyuncudan ne istediÄŸini biliyor. Ama aynı zamanda nazik ve kibar. Sette sessizlik ve sakinlik istediÄŸi için küçük bir ekiple çalışıyor. Bazen ciddi, bazen yerinde esprileri olan kendine has özel bir insan…

* Film ne zaman gösterilecek?
Kasım gibi… Daha önce Antalya Film Festivali’ne düşünülüyor. Türkiye prömiyerini orada yapmak güzel olur.

* Bir röportajınızda ‘Ben oyuncu deÄŸilim’ demiÅŸtiniz. Bu abartılı bir mütevazılık deÄŸil mi?
Yetkin’le ‘EÅŸref Saati’nde birlikte oynuyoruz. Bunun aslında gereksiz bir mütevazılık olarak algılanmasını istemem. Ama Yetkin kadar bu iÅŸin okulunu okuyan, onlarca filmi olan bir oyuncuyla oynadığınız zaman bilmediÄŸiniz çok ÅŸey öğreniyorsunuz. O açıdan onun kadar oyuncu tabii ki deÄŸilim. Ama insanların yeteneÄŸini gösterebilecekleri sahneler vardır. O konularda biraz becerikli olduÄŸumu düşünüyorum. Mesela karakteri süzmek, iyi tahlil etmek… Mustafa Altıoklar’ın benimle ilgili bir deÄŸerlendirmesi vardı. ‘Sahnenin matematiÄŸini çok iyi çözüyorsun’ demiÅŸti. Yani ‘O sahnenin neye hizmet ettiÄŸini, o karakterin ne için orada bulunduÄŸunu çok iyi biliyorsun’ demek istemiÅŸti. Sanırım bu bir yetenek…

* ‘Kesinlikle oynamam’ dediÄŸiniz bir rol var mı?
Kendime koyduğum öyle özel bir yasağım yok ama oynayacağım karakterlerin tavrıma, üslubuma, hayatıma uygun olmasına dikkat ediyorum.

* Basında kafe bastığınız, eski niÅŸanlınız Burcu Kara’ya ÅŸiddet uyguladığınız yazıldı. Neden son zamanda bu tarz haberler çıkmaya baÅŸladı. Kabadayıvari bir imajınız mı var acaba?
Hayır, hiç öyle biri deÄŸilim ki… Åžiddet konusuyla ilgili Burcu Kara da böyle bir ÅŸeyin olmadığını söyledi. Öteki olay da tamamen yalan…

* Burcu Kara ile yeniden biraraya gelebilir misiniz?
Bu konuda konuÅŸmak istemiyorum. Çünkü baÅŸka bir dönem yaşıyorum ÅŸu anda. 4 ayı geçti. Acınız dinmiÅŸ olmuyor ama onunla yaÅŸamayı öğreniyorsunuz. 3 gün evvel seven birinin sevgisi birden bitmiyor ki… Ama beynin bir iÅŸleyiÅŸi var biliyorsunuz. Bir ÅŸeyleri tolere ediyor ama pat diye unutmak, pat diye bırakmak, ‘acım dindi, hayatımı yaşıyorum’ gibi bir durum yok tabii…

* Ekrandan hâlâ aşık olduğunuzu, barışmak istediğinizi söylediniz. Bilinçli mi yapıyorsunuz bunu?
Bilinçli olarak asla mesaj yollamadım. Ben net bir insanım, içim dışım bir. İnsan 3.5 yıllık bir birliktelik yaÅŸamışsın, niÅŸanlamışsın, evlilik boyutuna gelmiÅŸsin, o insan için ‘Aşık deÄŸilim’ diye bir ÅŸey nasıl söyleyebilir ki… O benim için çok özel bir insan, ben de kötü biri deÄŸilim. Onun için her ÅŸeyin çok iyi olmasını isterim.

* Türkiye’nin ilk halk oyunları yarışması ‘Altın Adımlar’da ilk kez jüri üyeliÄŸi yapıyorsunuz…
Evet, yarışmalardan çok teklif gelmişti ama hep reddetmiştim. Çünkü sonuçları iyi olmuyordu. Oradaki yarışmacı arkadaşların duygu dünyaları değişiyordu, ruhsal bozukluk geçiriyorlardı.

* Bunu neden kabul ettiniz peki?
TV’lerde bir ton abuk subuk program var. En azından bizimki gençlere kültürümüzü tanıtan bir program…

* Yarışmada sanki biraz sıfırcı hoca gibi bir durumunuz var…
Kolay kolay kimseye 100 puan vermiyorum. İlk hafta 60′dan baÅŸladım. Son hafta TekirdaÄŸ yöresinin oyununu çok beÄŸenmiÅŸtim ona 100 puan kaldırdım. Belki ondan önce oynayan Kars Kafkas Ekibi de 100 puanlıktı ama ben Karslı olduÄŸum için 100 puan vermedim, yanlış anlaşılır diye.

Günaydın

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

   
 
 

Flickr'dan Fotograflar - Tum Fotograflari Gor

Deviation- >Leaf AbstractionAnother wiseDerrick maestroI'll eat the focused oneCan you hear me ?Time to cleanHarp on architectureTastyΩ_Lost in translationSweet dreamsOut of timeWhy me?ΛVEntrance 58Memories

Site Sponsors

Chat | Sohbet