Tag Arsiv | "Kalp hastalığı"

Asitli içeceklerdeki tehlike.

Tags: , , , , , , , , ,


İsveç’te yapılan bir araÅŸtırma; gazlı ve ÅŸekerli içeceklerin karaciÄŸere alkol kadar zarar verdiÄŸini ortaya çıkardı.

Linköping Üniversitesi Hastanesi Karaciğer Hastalıkları Uzmanı Stergios Kechagias, içeceklerde bulunan fruktozun karaciğer yağlanmasına neden olduğunu ve bunun da siroz ve kansere yol açtığını söyledi. Kechagias, gazlı ve şekerli içeceklerin yanı sıra meyve şekerleri ile tatlandırılmış meyve suları ve enerji içeceklerinin de siroz hastalığı riskini yüzde 10 oranında artırdığını açıkladı.

Gazlı içeceklerin obezite, diyabet, diş çürümesi, kemik sorunları, beslenme bozuklukları, kalp hastalığı, gıda bağımlılığı ve nörolojik sorunlar gibi rahatsızlıklara da yol açtığı ifade edildi. Vücuttaki yüksek asit oranının en çok diş ve kemiklere zarar verdiği de vurgulandı.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Kanser Ve Bir Çok Hastalıktan Koruyucu Besin.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Çok sayıda önemli yağ asidi, protein ve mineral içeren su ürünleri, kalp hastalığı, kanser gibi bazı önemli hastalıklardan koruyor.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Hüseyin Atar, son yıllarda obezite ve bununla birlikte koroner kalp hastalıkları, diyabet gibi hastalıkların görülme sıklığının gelişmiş ülkelerde daha fazla olmak üzere arttığını belirtti.

HAFTADA İKİ KEZ

Atar, açıklanan pek çok çalışma sonucunun ortak noktasının günlük diyette özellikle esansiyel yaÄŸ asitlerini içeren besinlerin de bulunmasının saÄŸlıklı bir yaÅŸam için elzem olduÄŸunu belirtti. Atar, Amerikan Kalp DerneÄŸi’nin tüm yetiÅŸkinlerin haftada en az iki kez özellikle yaÄŸlı balık yenmesini önerdiÄŸini söyledi.

HASTALIKLARA BİRE BİR

Atar, ÅŸu bilgileri verdi: ”Doymamış yaÄŸ asitlerinden omega yaÄŸ asitleri ile önlenebilen, geciktirilebilen veya hafifletilebilen hastalıklar; koroner kalp hastalıkları ve inme, yeni doÄŸanlarda zorunlu yaÄŸ asidi yetersizlikleri (retina ve beyin geliÅŸiminde), otoimmün hastalıkları (nefropati, lupus), crohn hastalığı, meme, kolon, prostat kanserleri, hipertansiyon, romatoid artrit, alzheimer ve astımdır. Tüm bu özellikleriyle beraber su ürünleri neredeyse yok sayılabilecek karbonhidrat içeriÄŸi, protein kaynağı oluÅŸu ve vitamin özellikleriyle çok saÄŸlıklı ve vücut geliÅŸim dönemi yanı sıra hamilelik döneminde de tüketilmesi özellikle istenen besin maddesidir.”

KANSERE KARŞI KALKAN GÖREVi

Su ürünleri ağırlıklı beslenen toplumların bazı kalp damar hastalıklarına daha az yakalandıklarına birçok çalışmada değinildiğini vurgulayan Atar, omega yağ asitlerinin anne karnından yaşlılık dönemine kadar alınması sağlık açısından oldukça önemli olan yağ asitleri olduğunu belirtti.

GÖRME KAYBI

Yapılan bir çalışmaya göre özellikle yaÅŸla birlikte gelen görme kaybının Omega 3 ile yavaÅŸladığını ve yenilenme sürecini desteklendiÄŸini anlatan Atar, ”Son zamanlarda yapılan bir çalışmaya göre alzaimer hastalığını Omega 3 yaÄŸ asitlerinin önleyebildiÄŸi saptanmıştır. Amerikan kanser araÅŸtırma kurumu yaptığı bir çalışmada fiziksel aktivite ile birlikte su ürünlerini içeren saÄŸlıklı bir diyetin kanser riskini azalttığını belirtmiÅŸtir” dedi.

DİYET DOSTU

Obezitenin başlıca nedeninin diyette yoğun karbonhidrat ve doymuş yağ oranı fazla olan besin maddelerinin bulundurulması olduğunu vurgulayan Atar, obeziteye karşı da balık yenmesi gerektiğini söyledi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Plastik şişeler sağlığı tehdit ediyor.

Tags: , , , , , ,


Gündelik hayatta yaygın olarak kullanılmakta olan plastik şişeler sağlığı tehdit ediyor.

Harvard School of Public Health’te araÅŸtırmacılar 77 öğrenci üzerinde inceleme yaptı. Öğrenciler 7 gün boyunca plastik ÅŸiÅŸelerden su içti.

Plastik şişe kullanan katılımcıların idrarlarında, dişilik hormonu östrojene benzeyen BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. Araştırmalar plastik şişelerde bulunan, BPA maddesinin doğumsal kusurlara, büyüme bozukluklarına ve kalp hastalığı ile diyabet riskinin artışına neden olduğunu söyledi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Yüksek Kan Basıncı İçin Yapılabilecekler.

Tags: , , , , , ,


Yüksek Kan Basıncı Küresel Bir Salgındır.

Dünya çapında 1.5 milyardan fazla kişi yüksek kan basıncı (veya hipertansiyon) hastasıdır. Hipertansiyon; kalp hastalığı, inme ve böbrek hastalığı konusunda en büyük risk faktörüdür.

Tuz, Kan Basıncını Artıran Başlıca Faktörlerden Biridir.

• Yüksek miktarda tuz (sodyum) tüketimi10 eriÅŸkinin yaklaşık 3′ünde hipertansiyona neden olmaktadır.
• Sodyumun azaltılması kan basıncını bdüşürür.
• Tüm dünyada her yıl 7 milyon kişi yüksek kan basıncı nedeniyle hayatını kaybetmektedir.1
• Bu ölümlerin büyük bir kısmının daha az sodyum tüketimiyle önlenebileceği saptanmıştır.
• Sodyum, sofra tuzunun bir bölümünü oluÅŸturmaktadır; ancak tükettiÄŸimiz sodyumun %80′den fazlası iÅŸlenmiÅŸ veya ambalajlanmış gıdalardan ve restoranlarda yenen yemeklerden kaynaklanmaktadır.

TUZ TÜKETİMİNİN AZALTILMASI HAYATİ ÖNEM TAŞIMAKTADIR.

• Tüm dünyada günlük ortalama tuz alımı kişibaşına yaklaşık 9-12 gramdır.1
• Tuz alımının ulusal düzeyde azaltılması kalp-damar
hastalıklarının önlenmesinin en düşük maliyetli yoludur.

Tuz alımı yarı yarıya azaltılırsa, dünya çapında
inme ve kalp krizine bağlı yıllık ölüm sayısı
yaklaşık 2.5 milyon azalacaktır.

TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER

Tuzu Azaltın ve Riskinizi Düşürün!

Çok fazla tuz tüketen kiÅŸilerin; kalp krizi, inme ve böbrek hastalığı ile sonuçlanan yüksek tansiyona yakalanma olasılığı daha fazlad?r. Ama burada bütün suçu tuzluÄŸa yüklemek yanlış olur. TükettiÄŸiniz tuzun yaklaşık %80′i iÅŸlenmiÅŸ ve ambalajlanmış gıdalardan, restoranlarda yenen yemeklerden veya fast food’lardan gelmektedir.

Satın Almadan Önce Besinlerin Etiketlerini Kontrol Edin

Besin etiketinde; karbonat, kabartma tozu,
disodyum fosfat, monosodyum glutamat, sodyum sitrat, sodyum nitrat ve sodyum sülfit içeren besinlere dikkat edin. Porsiyon baş?na %20 veya daha fazla tuz (sodyum) içeren gıdalardan kaçının.

Tükettiğimiz Bazı Besinlerin 100 gramındaki sodyum miktarı:3

Beyaz peynir        965 mg
Eritme peyniri      1100 mg
Kaşar Peyniri      710 mg
Lor peyniri (%1 yağlı)    406 mg
Sardalya (konserve)     825 mg
Tavuk yumurtası     138 mg
Konserve bezelye     236 mg
Patlamış mısır (tuzlu)      1944 mg
Kraker (tuzlu)      1100 mg
Galeta unu      736 mg
Yufka       1000 mg
Ekmek       585 mg
Sofra Tuzu       38758 mg
Et suyu tableti     24000 mg
Kabartma Tozu      11618 mg
Turşu       1353 mg
Ketçap        1042 mg
Cips        1000 mg
Hazır çorba      5360 mg
Margarin       943 mg
Tereyağ       826 mg
Sucuk       1051 mg
Salam-Sosis çeşitleri    1267 mg
Hazır Çilek Reçeli     60 mg

Kan Basıncınızı Kontrol Edin:

• Kan basıncınızı evde düzenli olarak ölçün.
• Eğer kan basıncınız yüksekse, hemen bir doktora başvurun.
• Kan basıncıyla ilgili tedavi görüyorsanız, ilaçlarınızı düzenli olarak kullanın.

Dünya Sağlık Örgütü tuz alımının günde
1 çay kaşığını (5-6 gram) aşmamasını önermektedir.1,2

bookmark bookmark bookmark bookmark

Doğal Tedavi İçin Kulanılan Ürünlere Dikkat.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Sakın ‘Ottur zararı yoktur’ demeyin… Yararlı bitkiler nasıl ayırt edilir…

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, halk arasında sıkça kullanılan bitkisel ürünlerin zararları ve tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi…

Bitkisel ürünlerde zayıflama ilaçlarından aktarlarda satılan karışımlara, zayıflama çaylarına kadar çok geniş bir pazar söz konusu. Birçok bitkisel kaynaklı ürün yıllardır kullanılmakta ve yararlı olduğu bilinmekte. Bununla beraber bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi yan etkilere neden olabilmekte. Dikkat edilmelidir ki, bitkisel ürünler ilaçlardan daha güvenli değiller. Hepsi olmamakla beraber bitkisel ürünlerin çoğu zararlı etkiler de göstermektedirler.

Ticaretini yapanlar ise kullanıcılara bu bitkisel ürünlerin çoğunun natürel olduğunu söylemektedirler. İlaçlardan farklı olarak bitkisel ürünler kullanılmadan önce test edilmezler ve dolayısıyla güvenli oldukları söylenemez. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Bazılarının içerisinde üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler bulunabilmektedir. Bir kısmının içerisinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler bulunabilmektedir.

Kullanırken nelere dikkat edilmeli?

Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Örneğin kava ve eşek kulağı bitkisi ciddi karaciğer hastalığına neden olabilmektedir.

Bitkisel ürünler bir ilaç gibi düşünülerek, doğru kullanılmadığında veya büyük miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir.

Hamile kadınlar veya emziren anneler özellikle dikkatli olmalıdırlar. Çünkü bu ürünler ilaç gibi etki gösterebilirler.

Bazı bitkisel ürünler ilaç gibi etki gösterdiğinden, kullanılan ilaçlarla etkileşerek, zararlı olabilmektedirler.

Birçok bitkisel kaynaklı ürünün içerisindeki aktif madde bilinmemektedir. Bu ürünlerin içerisinde onlarca, yüzlerce madde veya bileşik bulunmaktadır. Bilim adamları faydalı olduğu ileri sürülen ürünler içerisindeki bileşenleri tespit etmeye çalışmaktadırlar.

Yapılan araştırmalar sonucu bitkisel ürünlerin etiketleri üzerinde belirtilen bileşiklerin haricinde daha birçok madde tespit edilmiştir. l Bazı bitkisel ürünlerin içerisinde metaller, etiketsiz ürünler, mikroorganizmalar ve diğer maddeler bulunmaktadır.

Zayıflayayım derken hasta olmayın

Tedavi veya destek amacıyla kullanılmakta olan yüzlerce bitkisel ürün mevcut. Bunlar içerisinde en çok bilinenler; sinameki, bitkisel çaylar, papatya türleri, yosun hapları, kondriotin sülfat, ekinezya, efedra, garlik, ginkgo biloba, ginseng, kava, glukozamin, melatonin ve fitoöstrojenlerdir. Sık kullanılan ilaçlardan biri olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiler içermektedir.

Kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan “mikrovillus” adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleÅŸmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açmaktadır. Sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğelerinin emilimlerinde sıkıntılar yaÅŸanabilir. Mesela potasyum emilimi azalınca kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder. Sonuç, kalp hastalığına kadar gidebilir.

Bu bitkileri bu ilaçlarla kullanmayın!

Ekinezya: Aspirin ve kortizon tipi ilaçlarla

Efedra: Burun açıcı (dekonjestan) ilaçlar, kafein, tansiyon ve kalp ilaçları ile l Garlik: Aspirin ve romatizma ilaçları ile

Ginkgo biloba: Aspirin, romatizma ilaçları, kan sulandırıcı ve idrar söktürücülerle

Ginseng: Aspirin-romatizma ilaçları, kalp ilaçları, şeker hapları, idrar söktürücülerle

Glukozamin: İdrar söktürücü ve insülinlerle

Kava: Parkinson ilaçları ve kan sulandırıcılarla l Melatonin: Romatizmal ilaçlar, kortizon ve beta blokerler ile

Kondriotin sülfat: Aspirin ile birlikte kullanılmamalıdır.

Yan etkileri göz önünde bulundurun

Ekinezya kullananlarda: Mide rahatsızlığı, ishal, kabızlık, allerji,

Garlik kullananlarda: Bbulantı, ishal, kanama, alerji

Ginseng kullananlarda: Baş ağrısı, uyku problemi, ürtiker, vajinal kanama, göğüslerde hassasiyet, tansiyon problemi

Ginkgo biloba kullananlarda: Mide rahatsızlığı, ishal, baş ağrısı, kanama, epilepsi, kramplar

Glukozamin kullananlarda: Mide rahatsızlığı, şişkinlik, gaz, ishal

Kava kullananlarda uyuklama, kaşıntı, karaciğer rahatsızlığı l Melatonin alanlarda: Uyuklama, baş ağrısı, depresyon, mide rahatsızlığı

Fitoöstrojen alanlarda: Meme ve rahim rahatsızlıkları, tiroid problemleri l Sarımsak ve zencefil gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Bu nedenle cerrahi müdahalede bulunulacak kişiler ile aspirin ve ağrı kesici kullananların bu bitkisel ilaçları almaması gerekir.

Gerçekte yosun değil sentetik maddeler zayıflatıyor

Bu tip hapların içersinde “sibutramin” adlı iÅŸtah azaltıcı bir madde yer almaktadır. Gerçekte insanlar yosunla deÄŸil sentetik bir madde ile zayıflıyorlar ve madde kontrolsüz kullanıldığı için birçok kiÅŸinin ölümüne yol açmıştır. DoÄŸadan toplanan mantarlar ile zehirlenen insanlara yönelik haberler basında bol miktarda mevcuttur. DoÄŸadan toplanan ve demlenerek içilen papatyalar da kimi zaman ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir.

Çok çeşitli papatya türlerinden bazıları böcek öldürücü, bir başkası migren, diğeri ise soğuk algınlığı tedavisi amacıyla kullanılmaktadır.Yaşlı ve hastalarda risk daha büyükKullanılmakta olan bu bitkisel ürünler bazı hastalık durumlarında güvenli değillerdir. Bu ürünler özellikle yaşlı kişilerde tehlikeli olabilmektedir. Dolayısıyla bitkisel kaynaklı ürünleri aşağıdaki sağlık problemi olanlar kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.

Kanama problemi olanlar n Kanserli hastalar n Şeker hastalığı olanlar n Prostat rahatsızlığı olanlar

Sarası (epilepsi) olanlar

Göz tansiyonu (glokom) olanlar n Kalp hastalığı olanlar

Hipertansiyonu olanlar

Psikiyatrik hastalığı olanlar

Parkinson hastalığı olanlar

Karaciğer hastalığı olanlar

Felçli hastalar

Tiroid hastalığı olanlar

Bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar. Bitkisel ürünleri kullanan ve cerrahi müdahale geçirecek olan kişiler bu durumu mutlaka doktoruna belirtmelidirler.

Çünkü bitkisel ürünler kanama ve anestezide bazı sorunlara yol açabilmektedir. Bu gibi durumlarda bitkisel ürünün iki hafta önceden kesilmesi gerekmektedir.

Bitkisel ürünler özellikle böbrek ve diyaliz hastalarında; kan basıncı, kan şekeri ve pıhtılaşma üzerine tahmin edilemeyen etkiler ve elektrolit dengesizlikleri nedeniyle zararlı olabilmektedir.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Kadınlarda kalp krizinin belirtileri.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Kadınlarda “kalp krizi” belirtisi kendisini hissetirmiyor. İşte kadınlarda kalp krizinin belirtileri…

Kadınlardaki kalp hastalığı belirtileri erkeklere göre daha az belirlenebiliyor. Çünkü kadınlardaki kalp sorunu belirtileri ve özellikle çok önemli bir kriz boyunca erkeklerden daha farklı özellikler gösteriyor. Doktorlar sık sık kalp krizini hastanın belirtilerini deÄŸerlendirerek teÅŸhis ediyorlar. Kalp krizi risk faktörlerinde görülen farklılıkların yanı sıra kadınlarda kalp krizi, erkeklerdeki klasik göğüs aÄŸrısından farklı sinyallerle “geliyorum” diyor. Kadınlarda kalp krizi öncesinde ÅŸiddetli göğüs aÄŸrısına ek olarak, çoÄŸu kez göğüs aÄŸrısından daha fazla boyun, kol, sırtın üst bölümünde aÄŸrılar, nefes kesilmesi, yorgunluk, kusma, bitkinlik gibi semptomlar ön plana çıkıyor

Daha çok psikojenik

Amerika’daki Klinik AraÅŸtırma ve SaÄŸlık Politikası Çalışmaları Enstitüsü’nde Doç. Dr. Concannon Thomas, “Gecikmeler hastadan kaynaklanabiliyor ve klinisyen çalışmalar kadınlarda kalple iliÅŸkili belirtileri teÅŸhis etmede daha yavaÅŸ olabiliyor” derken, Amerikan Kalp DerneÄŸi’nin sözcüsü Jennifer H. Mieres ise belirtilerin, çok sıklıkla psikojenik (PsiÅŸik nedenden kaynaklanan; akıl ve ruh hastalığı hekimliÄŸinde tamamen psiÅŸik olan belirti, fenomen ya da hastalıklara verilen ad)olarak görüldüğünü söylüyor

bookmark bookmark bookmark bookmark

Multivitaminler hastalıklara yakalanma riskini azaltmıyor.

Tags: , , , , , ,


Sağlık sigortası olarak düşünülen multivitamin takviyesinin hiçbir yararı olmadığı bildirildi. Vitaminlerle ilgili yapılan bugüne kadarki en kapsamlı araştırmada, yaşları 50 ile 79 arasında değişen 162 bin Amerikalı kadının vitamin alma alışkanlıklarıyla, sağlık durumlarına bakıldı.

AraÅŸtırma kapsamına alınan ve yüzde 41′i 15 yıl boyunca düzenli vitamin kullanmış olan kadınlar arasında 10 bin kanser, 9 bin kalp ve 10 bin ölüm vakası görüldü ve “vitamin alanlarla almayanlar arasında hastalık ve ölümler açısından fark olmadığı” saptandı.

AraÅŸtırmanın baÅŸkanlığını yürüten Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser AraÅŸtırma Merkezi’nden Marian Neuhouser, “Åžaşırtıcı biçimde, multivitaminlerin yaygın kanser türlerine yakalanma riskini azaltmadığını ve kalp hastalığı üzerinde hiçbir etkisi olmadığını gördük” dedi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Cabata ekmeÄŸi’nin saÄŸlık acısından yararları.

Tags: , , , , , , , , , ,


Ankara BüyükÅŸehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası, İtalyanların meÅŸhur ekmeÄŸi ”Cabata”yı ürün yelpazesine ekledi. Halk Ekmek Genel Müdürü Ali İlkbahar, Cabata ekmeÄŸin, bileÅŸimindeki zeytinyağı ile kalp hastalığı, tansiyon ve kolesterolü olan herkese iyi geldiÄŸi gibi, vücut direncini de artırdığını söyledi.

Zeytinyağının kalp dostu bir besin olduÄŸunun bilimsel çevrelerce kabul edildiÄŸini, damar tıkanıklığını kontrol etmede, kolesterolü önlemede, tansiyonu düşürmede yardımcı etkisi olduÄŸuna iÅŸaret eden ilkbahar, ”Zeytinyağı, yaÄŸ asidi dağılımı olarak yüksek oranda tekli doymamış yaÄŸ asidi içerir. Yapılan araÅŸtırmalarda zeytinyağının, en kolay hazmedilen yaÄŸ olduÄŸu ortaya çıkmıştır” diye konuÅŸtu.

Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası AÅž’nin ‘SaÄŸlığınız bizim için çok önemli’ sloganıyla ekmek çeÅŸitlerine bir yenisini ekleyerek, tam otomatik makinelerde, el deÄŸmeden Cabata ekmeÄŸin üretimine baÅŸladığını bildiren Ali İlkbahar, Cabata’nın, özellikle sabah kahvaltıları ile ilköğretim öğrencilerinin beslenmelerinin vazgeçilmez ürünü olarak sofralardaki yerini aldığını söyledi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Turna yemiÅŸi mucizesi

Tags: , , , , , , , , , , ,


Kansere, yaşlanmaya ve kalp hastalıklarına set çekin.

Doç. Dr. Ali İslam, turna yemişinin yüksek vitamin içeriği ile adeta bir sağlık deposu olduğunu belirtti. Doç. İslam, bu özellikleri şöyle açıkladı:

“Turna yemiÅŸi kan ÅŸekerini düşürür, idrar yolları enfeksiyonlarını giderir. Bazı kanser türlerine, yaÅŸlanmaya, kalp ve ülsere karşı koyar idrar söktürücüdür. Yatak ıslatmayı ve mesane kasılmasını, iÅŸtah kaybını engeller, ishali giderir, gut hastalığını, böbrek ve romatizmayı, yorgunluÄŸu geçirir. Ağız içi iltihaplarını iyileÅŸtirir, mide ve on iki parmak bağırsak ülserlerini iyi eder, damar sertliÄŸini ve boÄŸaz yanmasını önlemektedir. Bol miktarda omega-3 vardır. Beyin hücrelerindeki hasarı önler, felç riskini de azaltır”

bookmark bookmark bookmark bookmark

Bu gıdayı tüketirken dikkat edin

Tags: , , , , , , , , ,


Sofrada bulundurmamanız gereken gıdalar…

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Turgan, Türkiye’de kiÅŸi başına düşen günlük tuz tüketiminin fazla olduÄŸunu belirterek, ”Türk toplumu, saÄŸlıklı yaÅŸam için günlük 6 gramdan fazla alınmaması gereken tuzu yaklaşık 18-19 gram tüketerek limitleri 3,5 kat aşıyor” dedi.

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık DerneÄŸi’nce 15-19 Ekim tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 10. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi’nde AA muhabirine açıklama yapan Turgan, hipertansiyonun günümüzde küresel bir salgın olduÄŸunu, dünyada yaklaşık 1 milyar yüksek tansiyon hastası (hipertansif) bulunduÄŸunu, bu sayının 2025′te 1.6 milyara ulaÅŸmasının beklendiÄŸini söyledi.

Turgan, Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması’na göre Türkiye’de de 2003′de 15 milyon olan hasta sayısının 2008′te 18.5 milyona ulaÅŸtığını kaydetti.

Hipertansiyonun hem geliÅŸmiÅŸ hem de geliÅŸmekte olan ülkelerde önlenebilir ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer aldığını, kalp hastalığı, felç ve böbrek hastalıkları için en büyük risk faktörü olduÄŸunu belirten Turgan, ”Hipertansiyon, dünyada her yıl 7.6 milyon kiÅŸinin ölüme yol açmaktadır. Hipertansiyona baÄŸlı ölüm ve maluliyetin yüzde 80′i az geliÅŸmiÅŸ veya geliÅŸmekte olan ülkelerde görülmektedir. SaÄŸlık Bakanlığı’nca yapılan Türkiye’nin Hastalık Yükü Çalışması’na göre hipertansiyon, ülkemizde her 4 ölümden 1′inin nedenidir” diye konuÅŸtu.

Kan basıncının 140/90 mm/civa ve üstü olanların ya da düzenli tansiyon ilacı kullananların yüksek tansiyon hastası kabul edildiÄŸini ifade eden Turgan, 120/80′nin altındaki deÄŸerlerin normal olduÄŸunu, hastane ölçümlerinde 140/90, ev ölçümlerinde 135/85, diyabet ve böbrek hastalığı olanlarda ise 130/80 ve üstü deÄŸerlerin hipertansiyon anlamına geldiÄŸine ve 120-140/80-90 deÄŸerlerinin de önlem alınması gereken düzeyler olduÄŸuna iÅŸaret etti.

-”18 YAÅž ÜSTÜNDEKİLERİN YÜZDE 31,8′İ HİPERTANSİYON HASTASI”-

Prof. Dr. Turgan, ”Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı” araÅŸtırmasına göre Türkiye’de 18 yaÅŸ üstündekilerin yüzde 31,8′inin hipertansiyon hastası olduÄŸunun saptandığını ifade etti.

Bu kiÅŸilerin sadece yüzde 40′ının kan basıncının yüksekliÄŸinin farkında olduÄŸuna iÅŸaret eden Turgan, ”Bunların yüzde 31′i tedavi alıyor. Kan basıncı yüksekliÄŸinin farkında olan ve tedavi gören kiÅŸilerin ancak yüzde 20’sinde tansiyon kontrol altına alınabiliyor. Hastalarının yüzde 40′ından fazlasında kolesterol, yüzde 12’sinde açlık kan ÅŸekeri yüksekliÄŸi görülüyor” dedi.

Turgan, 65 yaş üzeri yaşlıların dörtte üçünde hipertansiyonun mevcut olduğunu ve kadınlarda daha yaygın görüldüğünü anlattı.

-TUZ TÜKETİMİ KAN BASINCINI ARTIRIYOR-

Turgan, hipertansiyonu etkileyen faktörlerin başında tuz tüketiminin geldiğini belirterek, fazla tuz içeren besinlerin kan basıncını yükselttiğine dikkati çekti.

SaÄŸlıklı bir kiÅŸinin günde 3-4 gramdan fazla tuza ihtiyacı bulunmadığını anlatan Turgan, ”Herhangi bir sorunu bulunmayan kiÅŸi günde ortalama 8-9 gram tuz tüketebilir. İşlenmiÅŸ ya da hazır gıda tüketen, tadına bakmadan yemeÄŸe tuz ekleyenler ise 15 gram civarında tuz tüketir. Hipertansiyon hastaları ise günde en fazla 6 gram tuz tüketmelidir” diye konuÅŸtu.

HÜ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgan, Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları DerneÄŸi tarafından bu yıl içinde yapılan, ”Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı” araÅŸtırması sonucunda, toplumun olması gerekenden çok daha fazla tuz tükettiÄŸinin belirlendiÄŸini ifade ederek, ”Buna göre, Türk toplumu saÄŸlıklı yaÅŸam için günlük 6 gramdan fazla alınmaması gereken tuzu yaklaşık 18 gram tüketerek limitleri 3.5 kat aşıyor. Türkiye’deki kadınlar günde 16.8, erkekler ise 19.3 gram tuz tüketiyor. Bu verilere göre, Türk halkı ABD’li ve İngilizler’e oranla 2 kat daha fazla tuz tüketiyor” dedi.

Turgan, günlük tüketilen tuzun yüzde 85′inin hazır gıdalardan alındığına ve bazı yiyeceklerin gizli tuz içerdiÄŸine dikkati çekerek, konservelerin, sucuk, pastırma, sosis, turÅŸu, tarhana, ev makarnası ve ev salçasının yanı sıra fast-food diye bilinen yiyeceklerdeki tuz oranının yüksek olduÄŸunu söyledi.

Tansiyon hastalarının, risk grubundakilerin ve sağlıklı bireylerin tümünün az tuzlu, bol lifli, kuru baklagil, meyve ve sebze ağırlıklı yiyecekler tüketmesinin faydalı olduğunun altını çizen Çetin Turgan, şu önerilerde bulundu:

”-Her gün ölçülü miktarda az yaÄŸlı süt, yoÄŸurt ve peynir, tahıl ve liften zengin yiyecekler, çok az miktarda doymamış yaÄŸ ve bol taze sebze ve meyve yenilmeli.

-Haftada bir kaç kez kuru fasulye, bezelye ve mercimek, kuru yemiş, yağsız et ve kümes hayvanları ve haftada 2 kez balık yemeye özen gösterilmeli.

-Katı yağ yerine sıvı yağ tercih edilmeli, şeker, tuz ve sodyum içeren besinler az tüketilmeli.

-Taze yiyecekler yenilmeli. Hazır çorba, konserve, et ve balık ürünü içeren katkı maddeleri, hazır paketlenmiş ve dondurulmuş yiyecekler, ketçap, hardal, soya sosu ve salata sosları çok az tüketilmeli.

-Yemek pişirirken tuz azaltılmalı, sofrada tuzluk bulunmamalı. Yemeklere tuz yerine limon suyu, sirke, taze sarımsak, nane gibi çeşniler eklenmeli.

-TurÅŸu ve tuzlu kuru yemiÅŸlerden kaçınılmalı.”

Prof. Dr. Turgan, sağlıklı beslenmenin yanı sıra düzenli egzersiz, hafif tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklet aktivitelerinin yapılmasının kan basıncının düşürülmesinde çok etkili olduğunu sözlerine ekledi.

Bugun
www.lisem.net

bookmark bookmark bookmark bookmark

   
 
 

Chat | Sohbet