Gonderen 20 October 2008
Tags: Eczacıbaşı, Emekli Sandığı, KEMİK ERİMESİ, kemiklerin zayıflaması, menopoz, osteoporoz, Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, Zentiva'
Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, daha çok menopoz sonrası ve yaşlılıkta görülerek hızlı bir şekilde kemik kayıplarına neden oluyor
Bugün ‘Dünya Osteoporoz’ günü! İlerleyen yaşla beraber her üç kişiden birini tuzağına düşüren acımasız hastalık, tedbir alınmadığı ve erken teşhis edilmediği sürece, vücutta önemli miktarda kemik kayıplarına neden oluyor.
NEDİR BU HASTALIK?
Osteoporoz; kemik miktarında azalma ve kalitesindeki bozulma nedeniyle ve kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalıktır. Osteoporoz dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığıdır. Osteoporoz daha çok omurga, el bileği ve kalçada kırıklara yol açmaktadır. Ancak çok önemli bir ipucu kendinizde fark ettiğiniz ‘boy kısalması’dır. Osteoporozlu bir kadının boyu, yaşamı boyunca 15 cm kadar kısalabilir. Bunun nedeni omurlardaki çökme kırıklarıdır. Kadınlar yaşamları boyunca, kemik kütlelerinin %30-40′ını, erkekler ise %20-30′unu kaybederler.
KADINLARDA DAHA HIZLI
Kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlıdır. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir. Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Çünkü kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir. Üstelik menopozu takip eden beş yıl içinde hızlı bir şekilde kemik kaybederler. Osteoporoz bugün için hem korunulabilinen hem de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle kemikleriniz için hemen şimdi harekete geçin.
RİSK ALTINDAYSANIZ
Mutlaka doktorunuzla konuşun. Doktorunuz belirli bulgu ve belirtilerden sizde osteoporoz olup olmadığını söyleyebilir. Röntgen, kemik kaybının fazla olduğu ileri dönemlerdeki osteoporozda teşhise yardımcı olur. Osteoporozun saptanması zor olduğundan, doktorunuz bir kemik yoğunluğu testi isteyebilir. Bu inceleme kemiklerinizin yoğunluğunu kesin bir şekilde ölçmek için en kolay yoldur ve özellikle erken dönemde, doktorunuzun hastalığa tanı koymasında yardımcı olabilir.
GÜNÜN ANLAMLI ETKİNLİĞİ
Osteoporoz Hasta Derneği, ‘20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’ kapsamında; bugün Etiler Emekli Sandığı Dinlenme Tesisleri sakinleriyle buluşuyor. Eczacıbaşı-Zentiva’nın katkılarıyla gerçekleşecek etkinliğin oturum başkanlığı OHD Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak tarafından yapılacak.
Gonderen 15 September 2008
Tags: Doğal Terapi, Doğal Terapi Uzmanı, Herbalist, Işık Kırgız, KEMİK ERİMESİ, menopoz, menopozdan kurtulma, menopozdan nasıl kurtulurum, menopozun çaresi, menopozun etkisini en aza nasıl indiririm, menopozun tedavi yöntemleri, yoga
Menopoz, özellikle 40′lı yaşların ikinci yarısından itibaren kadınların korkulu rüyası… Herbalist Işık Kırgız’a göre bu korkulu rüyanın çözümü bitkilerde
HERBALİST-Doğal Terapi Uzmanı Işık Kırgız, menopozun etkilerinin bitkiler sayesinde en aza indirilebileceğini iddia ediyor. ‘Belli bir yaştan sonra tüm kadınlar kendileri için en korkulu dönem sayılan menopozu yaşarlar. Ancak bu dönem doğal yöntemlere başvurularak en az etkiyle geçiştirilebilir’ diyen Kırgız, konuşmasını şöyle sürdürüyor:
SICAK BASMALARI
‘BU dönemlerde ani sıcak basmaları, sıkıntılı-sinirli ruh hali ve uyku problemleri kadınların en çok hissettiği sorunlardır. Böyle anlarda özellikle bedeninize göndereceğiniz olumlu düşünce formları sizi çok fazla destekler. İçinizde bu tip sorunlar hissettiğiniz anlarda ilk yapacağınız şey, düşünsel gücünüzde bu anların kısa bir süre içinde geçeceğini onaylayarak kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlara yönlendirebilme olmalıdır. Özellikle kemik erimesi ve kireçlenme için arısütü, ginseng, köpekbalığı kıkırdağı tabletleri de beden için önemli takviyelerdir.
RENKLERİ İÇİNİZE ÇEKİN
HERGÜN yoga solumaları ve yoga egzersizleri ile birlikte mavi, yeşil ve beyaz renklerle 3-5 dakikalık renk meditasyonu da menopozdan kaynaklanan sıkıntılarınızı azaltmanızı sağlayacaktır. Bu yöntemler vücudunuzun enerji akışını düzenleyerek salgı bezlerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca çeşitli hormon içeren bitkiler de bedeni destekler. Bu bitkilerin en başında birçoğumuzun bildiği adaçayı ve keten tohumu gelir. Ancak Şerbetçiotu bitkisi de önemli miktarda dişilik hormonu olan östrojen içerdiği için özellikle menopoz döneminin en iyi destekleyicisi olarak bilinir’. İşte Işık Kırgız’ın menopozun etkisini en aza indirecek bitkisel çayın formülü:
BUNUN ADI MUCİZE
1 ölçü adaçayı,
1 ölçü rezene,
1ölçü ebegümeci,
1ölçü papatya,
1ölçü melisa,
1ölçü şerbetçiotu,
1ölçü keten tohumu…
Tüm bu bitkileri harmanlayarak hazırlayacağınız karışım, çay gibi demlenir. Günde 2 su bardağı olmak üzere 3 hafta süreyle kür halinde içilir. Bu süre sonunda on gün ara verilerek, istenirse daha sonra bu bitkilerle devam edilebilir.’
Kaynak:Gunes
Gonderen 10 May 2008
Tags: avrupalı, besin kaynağı, Çukurova Üniversitesi, GÖĞÜS KANSERİ, Halis Arıoğlu, japon, Kadınlarda menopoz belirtilerinin görülmeye başlanması, KEMİK ERİMESİ, menopoza giren kadınlar, Menopozda, menopozun etkisini giderebilmek, Öğretim Üyesi, soya, Tarla Bitkileri, zeytinyağı, Ziraat Fakültesi
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Arıoğlu, menopoza giren kadınlara, besin kaynağı olarak soyalı ürünler tüketmelerini, günde 50 gram soya almalarını önerdi.
Arıoğlu, zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna, soyalı ürünlerin insan sağlığı için faydalarını içeren bir rapor sundu.
Raporda soya, ‘’sarı altın” ya da ”asrın harika bitkisi” olarak adlandırılıyor. Dünya bitkisel yağlı tohum üretiminin yüzde 50’si ve bitkisel ham yağ üretiminin yüzde 27’sinin karşılandığı soya, sanayide ham madde olarak da kullanılıyor.
Soya yağı insan bünyesindeki yağ ve lipid metabolizmasını düzenleyen yağ asitleri içerdiğinden; şeker hastalığı, damar sertliği ve kroner kalp hastalığı olan kişilere soya veya soya yağı öneriliyor. Atardamar daralmasını önleyici etkiye sahip soya yağı, ayrıca kandaki kolesterol miktarını da düşürüyor.
”GÖĞÜS KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİ AZALTIYOR”
Kadınlarda ostrojen hormonunun kansorojen etkisini önleyen ve zararlı hücrelerin gelişimini durduran soya, bu nedenlerden dolayı kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Her gün soya ile beslenen Japon kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin, Avrupalı kadınlara göre 4 kat düşük olduğu belirtiliyor.
İleri yaşlardaki kadınlarda ortaya çıkan menopozun etkisini giderebilmek için, vücuda doğal ostrojen hormonu takviyesinin gerekli olduğu hekimler tarafından belirtiliyor. Menopoz dönemindeki kadınlara ve diyet beslenmesinde vazgeçilmez besin kaynağı olarak soyalı ürünler öneriliyor.Raporda, menopoz döneminde soyalı ürünlerle beslenen kadınlarda, yüzde 40 daha az ateş basması şikayetlerinin olduğu, kadınların bu dönemde bozulan vücut dengesinin soya proteini tarafından giderildiği kaydedildi.
Kadınlarda menopoz belirtilerinin görülmeye başlanması ile birlikte günde 25 gram soya proteini tozunun alınması, menopozun tam etkisine girilmesi halinde ise bu miktarın 40 grama çıkarılmasının hekimler tarafından önerildiği bildirilenraporda ayrıca, menopoz dönemine giren kadınların sağlıklı şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için günde 50 gram soya almalarının gerekli olduğu da vurgulanıyor.
”KEMİK ERİMESİ HASTALIĞINA KARŞI SOYALI ÜRÜNLER ÖNERİLİYOR”
Raporda, ”Menopoz sonrası kadınlarda, her yıl ortalama yüzde 5 oranında kemik ağırlığında azalma meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak kadınlarda ortaya çıkan en büyük sorunlardan biri olan kemik erimesi hastalığına karşı soyalı ürünler önerilmektedir. Çünkü soya proteini sayesinde vücuda alınan kalsiyumun dışarı atılması yüzde 50 oranında azılıyor” denildi.
Soya yağının, bol miktarda kalsiyum, demir ve çinko elementleri ile E ve B vitamini içerdiği için insan beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğu ifade edilen raporda, soyalı ürünlerin, hazmı kolaylaştırdığı, çocuklarda kemik gelişimini artırdığı kaydedildi. Çocuklarda ortaya çıkan kronik sindirim zorluğu ve kabızlığın da soya sütü ile büyük oranda atlatıldığı belirtildi.Raporda, yüksek oranda protein içeren soya ununun, ekmek ununa yüzde 3-5 oranında katıldığında, ekmeklerin lezzetini artırdığı ve bayatlamalarını geciktirdiğine de yer verildi.
Sabah