Tag Arsiv | "KEMİK ERİMESİ"

Obeziteyle Mücadele Eylem Planı Hazırlanıyor.

Tags: , , , , ,


Sağlık Bakanlığı Obezite ile Mücadele Eylem Planı gereği 20 bin kişiyi araştırıp Türkiye’nin sağlık ve beslenme haritasını belirleyecek.

Çocukların bel, baş, kalça ölçümleri yapılacak, boy – kilo ölçümleri kaydedilecek. Çok küçük çocuklar hariç, kan alınarak vitamin değerleri kontrol edilecek. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, Sağlık Bakanlığı’nın uzun zamandır üzerinde çalıştığı Obeziteyle Mücadele Eylem Planı taslağına son şeklinin verildiğini söyledi.

Yakında Türkiye Beslenme-Sağlık Araştırması’nı da hayata geçireceklerini belirten Çom, çalışma sonucunda Türkiye genelinde, il düzeyinde ve yaş gruplarına göre istatistiklere ulaşılacağını, sağlık ve beslenme konusunda mevcut durumun gözler önüne serileceğini aktardı. Çom, özellikle çocukların vücut gelişimini gösteren kilo, boy, baş, bel, kalça çevresinin ölçüleceğini kaydetti.

VİTAMİNDEN KOLESTEROLE

Çom, “Bu kan ile vitamin değerlerine bakılacak. Raşitizm, kemik erimesi var mı yok mu, tespit edilecek. Hemoglobin değerlerine, kansızlık olup olmadığına bakılacak. Demir eksikliği, vitamin eksikliği, kolesterol gibi değerler incelenecek.” şeklinde konuştu. Araştırmanın Hacettepe Üniversitesi ve bazı sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle gerçekleştirileceğini aktaran Çom, “Türkiye’de bu kadar geniş çaplı bir çalışma daha önce hiç yapılmamış” dedi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Beyaz kuru soğanın kemik erimesi üzerindeki faydası.

Tags: , , , , ,


Kemik erimesine karşı en etkili ilaç…

Özellikle hanımlarda menopoz sonrası ortaya çıkan kemik erimesi (osteoporoz) hastalığına karşı en etkin ilacın soğan olduğu bildirildi.

The Journal of Agriculture and Food Chemistry (Tarım ve Gıda Kimyası) isimli Amerikan dergisinde yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, fareler üzerinde yapılan deneyler, beyaz kuru soğanda bulunan bir bileşimin kemikleri güçlendirdiğini ve kemik erimesini önlemede faydalı olduğunu ortaya koydu. Kemikleri sağlam ve sağlıklı tutmanın başlıca yolunun sağlıklı beslenme, içki ve sigaradan uzak durma ve şişmanlığı önleyecek ölçüde egzersiz yapmak olduğunu söyleyen araştırmacılar, kuru beyaz soğanda bulunan ve GPCS adını verdikleri bir bileşimin kemik erimesine karşı son derece etkin olduğunu kaydettiler.

MENOPOZDA ÇOK ETKİLİ

Kadınlarda menopoz, erkeklerde ise özellikle 65 yaş sonrası ortaya çıkan kemik erimesine karşı beyaz kuru soğanın iyi geldiğini ifade eden araştırmacılar, fareler üzerinde yaptıkları deneylerle bu sonuca ulaştıklarını bildirdi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Çoklu ilaç alımlarında, ilaç etkileşimlerine dikkat.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Her gün 8 ilaç kulandığıı için öldüğü ileri sürülen pop yıldızı Michael Jackson’un ölümü ilaç kokteyli kullananları tedirgin etti.

Doç. Dr. Hülagü Barışkaner, “Çoklu ilaç alımlarında, ilaç etkileşimlerine dikkat edilmediğinde ölümler yaşanabilir” dedi. Barışkaner özellikle yaşlıları ilgilendiren uyarılarda bulundu…

Selçuk Üniversitesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülagü Barışkaner, “İlaç kokteylleri ölüme davetiye çıkarıyor” dedi. Barışkaner, çoklu ilaç alımının her yaşta olabileceğini bildirdi. Vitaminler dahil vücuda alınan her ilacın toksik etkisi bulunduğunu ve insan sağlığına az ya da çok zararı olduğunu ifade eden Barışkaner, “birden fazla ilaç alımında ilaçların vücuda zararlarının daha fazla olması kaçınılmazdır. Çoklu ilaç alımları özellikle böbrek ve karaciğerlerde önemli tahribata neden olabilir” dedi.

ÇOCUK VE YAŞLILAR DİKKAT

Çoklu ilaç alımının, vücudun yaşlanmaya bağlı olarak fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği 50 yaşından sonrası ile henüz vücudun organlarının tam olgunlaşmadığı çocukluk döneminde olumsuz etkilerinin çok olabileceğini ifade eden Barışkaner, bu dönemlerde daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Barışkaner, genel vücut işlevlerinin daha az direnç gösterdiği bu dönemlerde uzman hekimin kontrolü dışında kesinlikle ilaç alınmaması gerektiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Aslında hiçbir ilaç, uzman hekim tavsiyesi olmadan alınmamalı. Doktor ilaç yazdığında hasta, varsa kullanmakta olduğu ilaçlar hakkında mutlaka doktoruna bilgi vermeli. Bilgi verilmemesi durumunda istenmeyen sonuçlar yaşanabilir.

KALBİ OLAN RİSK ALTINDA

Örneğin, kalp hastalarında ‘digoksin’ le birlikte, antibiyotik olarak alınan ‘gentamisin’, antidepresan ilaç olarak ‘paroksetin’, idrar söktürücü ‘furosemid ve ülser tedavisinde kullanılan kardenoksolon birlikte alındığında istenmeyen toksik etkiler ortaya çıkmaktadır. Bu etkiler bazı durumlarda hastanın ölümüne neden olabilir. Bu ilaç kokteyli gibi etkileşim içerisinde olan çok sayıda örnek vermek mümkün. Bu nedenle ilaçları yazan doktorların iyi bir farmokolog da olması gerekiyor.”

GÜNDE 10-12 İLAÇ

Kalp hastalarının çoklu ilaç alımında daha dikkatli olması gerektiğini belirten Barışkaner, “etkileşim içerisinde olan bazı ilaçların aynı anda alınması hastada istenmeyen yan etkilere yol açabilir, hatta hasta kaybedilebilir” dedi. Özellikle ileri yaşlarda tansiyon, kolesterol, şeker, kalp, kemik erimesi, erkeklerde prostat gibi hastalıkların bir kişide toplanabileceğini ve buna bağlı olarak hastanın çok sayıda ilaç almak durumunda kalabileceğini belirten Barışkaner, yoğun bakımda tedavi gören bazı hastaların günde 10-12 ilaç aldığını, tedavilerine evde devam edilen bazı kronik hastaların da 7, 8’e kadar ilaç kullandığını söyledi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Kemik gelişimini destekleyen ekmek.

Tags: , , , ,


Ankara Üniversitesi, çocuklarda kemik gelişimini desteklemek, yetişkinlerde de kemik erimesini önlemek amacıyla ”kalsiyumlu ekmek” üretti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Üniversitesi iş birliğiyle, çocuklarda kemik gelişimini desteklemek, yetişkinlerde de kemik erimesini önlemek amacıyla ”kalsiyumlu ekmek” üretti.

10 gün içinde 40 kuruşa satılması planlanan ekmek oldukça besleyici. Prof. Dr. İlker Durak üretimine katkı sağladıkları 250 gram ekmekte 600 miligram kalsiyum olduğunu söyledi.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Osteoporozun çaresi pekmez’de.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,


Osteoporoz Hasta Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, kalsiyum açısından çok zengin olan pekmezin, osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltmakta yararlı bir gıda olduğunu söyledi.

Akarırmak, “kemik erimesi” ya da “kemik zayıflaması” olarak da bilinen osteoporozun, kemik miktarındaki azalma ve kemik kalitesindeki bozulma nedeniyle kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalık olduğunu belirtti.

Osteoporozun dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğuna, bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğine dikkati çeken Akarırmak, “kemiklerin gelişmesinde ve korunmasında beslenmenin çok önemli rolü var. Uygun beslenilerek osteoporozdan korunulabilir” dedi.

Kalsiyum bakımından zengin beslenmenin osteoporozdan korunma açısından çok önemli olduğunu ifade eden Akarırmak, şöyle konuştu:

“Kalsiyum bakımından zengin beslenme yanında elbette dikkat edilmesi gereken başka faktörler de var. Yetersiz D vitamini alımı, proteinin ve sodyumun fazla miktarda alınması, yetersiz çinko, florid alınması, B, C ve K vitamini yetersizliği, aşırı alkol ve kahve tüketimi bu faktörlere örnek verilebilir.

Bunlar içinde kalsiyum bakımından zengin beslenme çok önemli. Kalsiyum ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazla. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların ve yaşlı erkeklerin daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları var. Eğer yeterli kalsiyum alınmazsa vücudumuz bu ihtiyacını en büyük kalsiyum deposu olan kemiklerden karşılar. Bu da osteoporoza neden olur.”

KALSİYUM DEPOSU PEKMEZ

Prof. Dr Akarırmak, pekmezin yanı sıra süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi yağ oranı düşük süt ürünlerinin, brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin, baklagillerin, fındığın, deniz ürünleri ile badem, portakal suyu, tahıllar ve tam ekmeğin zengin kalsiyum kaynakları olduğunu kaydetti.

Bu ürünler arasında yer alan pekmezin “kalsiyum deposu” olarak da adlandırılabileceğini ifade eden Akarırmak, “dünyada giderek daha önemli bir halk sağlığı problemine dönüşen osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önüne geçilmesi için pekmez tüketim alışkanlığının yaygınlaştırılmasında fayda var” diye konuştu.

Akarırmak, Türkiye’de yoğun olarak üretimi yapılan üzüm, incir ve dutun ezilerek ve kaynatılarak hazırlanan bir gıda olan pekmezin zengin bir kalsiyum kaynağı olması yanında ucuz sayılabilecek bir ürün olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz özellikle kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanların beslenmesinde pekmezin hala var olduğunu biliyoruz. Ama pekmez nerede yaşarsa yaşasın ve hangi yaş grubundan olursa olsun herkesin tüketmesi gereken sağlıklı bir ürün. Ebeveynler pekmezle değişik tatlar hazırlayarak çocuklarına pekmezi sevdirebilirler, kendileri de kalsiyum gereksinimlerini pekmezle karşılayabilirler. Örneğin pekmez yoğurda katılarak keyifle tüketilebilir. Peynirin üzerine konularak tüketilebilir. Pekmez şerbet yapılarak da alınabilir.

Ayrıca geleneksel tahin pekmez olarak, şeker yerine konmak üzere pasta gibi ürünler için de pekmez düşünülebilir. Ancak kilo sorunu ve şeker hastası olanları kalori ve şeker alımı yönünden de uyarmak gereklidir. Şüphesiz pekmez tek kalsiyum kaynağı değil ama pekmezin çok önemli bir kalsiyum kaynağı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü, 100 gram pekmezde 400 miligram kalsiyum var, bu oldukça yüksek bir miktar. Kalsiyum bakımından zengin olduğu bilinen yağsız sütün bir bardağında 245, 100 gram yoğurtta 350 miligram kalsiyum var.”

“KADINLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI”

Akarırmak, insanların günlük kalsiyum gereksiniminin yaş grubuna cinsiyete göre farklılık gösterdiğini belirtti.

Günlük alınması gereken kalsiyum miktarının 1-3 yaş grubundakiler için 500 miligram olduğunu kaydeden Akarırmak, bu miktarın 4-8 yaş grubundakiler için 800, 9-18 yaş grubundakiler için 1.300, 19-50 yaş grubundakiler için 1.000, 50 ve üstü yaş grubundakiler için ise 1.200 miligram olduğunu bildirdi. Akarırmak, gebe ya da emziren kadınların günlük alması gereken kalsiyum miktarının ise 1.200 – 1.500 miligram olduğunu bildirdi.

Akarırmak, osteoporozdan korunmak için yeterli kalsiyum alınmasının yanı sıra şu önerilerde bulundu:

“Düzenli hekime gidilmeli, çünkü hastalığın erken teşhisi çok önemli. Kişi kemik yoğunluğunu hekimin uygun göreceği sıklıkta ölçtürmeli. Kalsiyum yanında yeterince magnezyum ve C vitamini alınmasına dikkat edilmeli. Tuz alımı azaltılmalı, lifli besinler tercih edilmeli. Tedavide önemli başarılar elde ediliyor olsa bile asıl hedef osteoporozdan korunmak olmalı.

Kadınlar osteoporoz konusunda erkeklere oranla daha dikkatli olmalılar. Çünkü, kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlı. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir. Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır, çünkü, kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Bond güzeli kemik erimesi’ne yakalandı

Tags: , , ,


JAMES Bond serisinin en güzel kızlarından Ursula Andress (72), osteoporoza (kemik erimesi) yakalandı. Sinema dünyasına beyaz bikinili pozlarıyla adını altın harflerle yazdıran Ursula’nın kemikleri artık cam gibi kırılgan. Bunun kendi hatasına olduğunu kabul eden İsviçreli oyuncu, “Vücuduma ve kemiklerime gereken özeni göstermedim. Sağlıksız beslendim ve yeterli derecede spor yapmadım” dedi. Eski yıldız 1962’deki Dr. No’daki bu sahnesiyle büyük olay yaratmıştı.

bookmark bookmark bookmark bookmark

20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü

Tags: , , , , , , ,


Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, daha çok menopoz sonrası ve yaşlılıkta görülerek hızlı bir şekilde kemik kayıplarına neden oluyor
Bugün ‘Dünya Osteoporoz’ günü! İlerleyen yaşla beraber her üç kişiden birini tuzağına düşüren acımasız hastalık, tedbir alınmadığı ve erken teşhis edilmediği sürece, vücutta önemli miktarda kemik kayıplarına neden oluyor.

NEDİR BU HASTALIK?
Osteoporoz; kemik miktarında azalma ve kalitesindeki bozulma nedeniyle ve kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalıktır. Osteoporoz dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığıdır. Osteoporoz daha çok omurga, el bileği ve kalçada kırıklara yol açmaktadır. Ancak çok önemli bir ipucu kendinizde fark ettiğiniz ‘boy kısalması’dır. Osteoporozlu bir kadının boyu, yaşamı boyunca 15 cm kadar kısalabilir. Bunun nedeni omurlardaki çökme kırıklarıdır. Kadınlar yaşamları boyunca, kemik kütlelerinin %30-40′ını, erkekler ise %20-30′unu kaybederler.

KADINLARDA DAHA HIZLI
Kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlıdır. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir. Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Çünkü kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir. Üstelik menopozu takip eden beş yıl içinde hızlı bir şekilde kemik kaybederler. Osteoporoz bugün için hem korunulabilinen hem de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle kemikleriniz için hemen şimdi harekete geçin.

RİSK ALTINDAYSANIZ
Mutlaka doktorunuzla konuşun. Doktorunuz belirli bulgu ve belirtilerden sizde osteoporoz olup olmadığını söyleyebilir. Röntgen, kemik kaybının fazla olduğu ileri dönemlerdeki osteoporozda teşhise yardımcı olur. Osteoporozun saptanması zor olduğundan, doktorunuz bir kemik yoğunluğu testi isteyebilir. Bu inceleme kemiklerinizin yoğunluğunu kesin bir şekilde ölçmek için en kolay yoldur ve özellikle erken dönemde, doktorunuzun hastalığa tanı koymasında yardımcı olabilir.

GÜNÜN ANLAMLI ETKİNLİĞİ
Osteoporoz Hasta Derneği, ‘20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’ kapsamında; bugün Etiler Emekli Sandığı Dinlenme Tesisleri sakinleriyle buluşuyor. Eczacıbaşı-Zentiva’nın katkılarıyla gerçekleşecek etkinliğin oturum başkanlığı OHD Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak tarafından yapılacak.

bookmark bookmark bookmark bookmark

Bitkilerin menopoz üzerindeki mucizesi

Tags: , , , , , , , , , , ,


Menopoz, özellikle 40′lı yaşların ikinci yarısından itibaren kadınların korkulu rüyası… Herbalist Işık Kırgız’a göre bu korkulu rüyanın çözümü bitkilerde
HERBALİST-Doğal Terapi Uzmanı Işık Kırgız, menopozun etkilerinin bitkiler sayesinde en aza indirilebileceğini iddia ediyor. ‘Belli bir yaştan sonra tüm kadınlar kendileri için en korkulu dönem sayılan menopozu yaşarlar. Ancak bu dönem doğal yöntemlere başvurularak en az etkiyle geçiştirilebilir’ diyen Kırgız, konuşmasını şöyle sürdürüyor:
SICAK BASMALARI
‘BU dönemlerde ani sıcak basmaları, sıkıntılı-sinirli ruh hali ve uyku problemleri kadınların en çok hissettiği sorunlardır. Böyle anlarda özellikle bedeninize göndereceğiniz olumlu düşünce formları sizi çok fazla destekler. İçinizde bu tip sorunlar hissettiğiniz anlarda ilk yapacağınız şey, düşünsel gücünüzde bu anların kısa bir süre içinde geçeceğini onaylayarak kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlara yönlendirebilme olmalıdır. Özellikle kemik erimesi ve kireçlenme için arısütü, ginseng, köpekbalığı kıkırdağı tabletleri de beden için önemli takviyelerdir.
RENKLERİ İÇİNİZE ÇEKİN
HERGÜN yoga solumaları ve yoga egzersizleri ile birlikte mavi, yeşil ve beyaz renklerle 3-5 dakikalık renk meditasyonu da menopozdan kaynaklanan sıkıntılarınızı azaltmanızı sağlayacaktır. Bu yöntemler vücudunuzun enerji akışını düzenleyerek salgı bezlerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca çeşitli hormon içeren bitkiler de bedeni destekler. Bu bitkilerin en başında birçoğumuzun bildiği adaçayı ve keten tohumu gelir. Ancak Şerbetçiotu bitkisi de önemli miktarda dişilik hormonu olan östrojen içerdiği için özellikle menopoz döneminin en iyi destekleyicisi olarak bilinir’. İşte Işık Kırgız’ın menopozun etkisini en aza indirecek bitkisel çayın formülü:
BUNUN ADI MUCİZE
1 ölçü adaçayı,
1 ölçü rezene,
1ölçü ebegümeci,
1ölçü papatya,
1ölçü melisa,
1ölçü şerbetçiotu,
1ölçü keten tohumu…
Tüm bu bitkileri harmanlayarak hazırlayacağınız karışım, çay gibi demlenir. Günde 2 su bardağı olmak üzere 3 hafta süreyle kür halinde içilir. Bu süre sonunda on gün ara verilerek, istenirse daha sonra bu bitkilerle devam edilebilir.’

Kaynak:Gunes

bookmark bookmark bookmark bookmark

Menopozda soya tüketin!

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,


Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Arıoğlu, menopoza giren kadınlara, besin kaynağı olarak soyalı ürünler tüketmelerini, günde 50 gram soya almalarını önerdi.

Arıoğlu, zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna, soyalı ürünlerin insan sağlığı için faydalarını içeren bir rapor sundu.

Raporda soya, ‘’sarı altın” ya da ”asrın harika bitkisi” olarak adlandırılıyor. Dünya bitkisel yağlı tohum üretiminin yüzde 50’si ve bitkisel ham yağ üretiminin yüzde 27’sinin karşılandığı soya, sanayide ham madde olarak da kullanılıyor.

Soya yağı insan bünyesindeki yağ ve lipid metabolizmasını düzenleyen yağ asitleri içerdiğinden; şeker hastalığı, damar sertliği ve kroner kalp hastalığı olan kişilere soya veya soya yağı öneriliyor. Atardamar daralmasını önleyici etkiye sahip soya yağı, ayrıca kandaki kolesterol miktarını da düşürüyor.

GÖĞÜS KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİ AZALTIYOR”

Kadınlarda ostrojen hormonunun kansorojen etkisini önleyen ve zararlı hücrelerin gelişimini durduran soya, bu nedenlerden dolayı kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Her gün soya ile beslenen Japon kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin, Avrupalı kadınlara göre 4 kat düşük olduğu belirtiliyor.

İleri yaşlardaki kadınlarda ortaya çıkan menopozun etkisini giderebilmek için, vücuda doğal ostrojen hormonu takviyesinin gerekli olduğu hekimler tarafından belirtiliyor. Menopoz dönemindeki kadınlara ve diyet beslenmesinde vazgeçilmez besin kaynağı olarak soyalı ürünler öneriliyor.Raporda, menopoz döneminde soyalı ürünlerle beslenen kadınlarda, yüzde 40 daha az ateş basması şikayetlerinin olduğu, kadınların bu dönemde bozulan vücut dengesinin soya proteini tarafından giderildiği kaydedildi.

Kadınlarda menopoz belirtilerinin görülmeye başlanması ile birlikte günde 25 gram soya proteini tozunun alınması, menopozun tam etkisine girilmesi halinde ise bu miktarın 40 grama çıkarılmasının hekimler tarafından önerildiği bildirilenraporda ayrıca, menopoz dönemine giren kadınların sağlıklı şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için günde 50 gram soya almalarının gerekli olduğu da vurgulanıyor.

”KEMİK ERİMESİ HASTALIĞINA KARŞI SOYALI ÜRÜNLER ÖNERİLİYOR”

Raporda, ”Menopoz sonrası kadınlarda, her yıl ortalama yüzde 5 oranında kemik ağırlığında azalma meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak kadınlarda ortaya çıkan en büyük sorunlardan biri olan kemik erimesi hastalığına karşı soyalı ürünler önerilmektedir. Çünkü soya proteini sayesinde vücuda alınan kalsiyumun dışarı atılması yüzde 50 oranında azılıyor” denildi.

Soya yağının, bol miktarda kalsiyum, demir ve çinko elementleri ile E ve B vitamini içerdiği için insan beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğu ifade edilen raporda, soyalı ürünlerin, hazmı kolaylaştırdığı, çocuklarda kemik gelişimini artırdığı kaydedildi. Çocuklarda ortaya çıkan kronik sindirim zorluğu ve kabızlığın da soya sütü ile büyük oranda atlatıldığı belirtildi.Raporda, yüksek oranda protein içeren soya ununun, ekmek ununa yüzde 3-5 oranında katıldığında, ekmeklerin lezzetini artırdığı ve bayatlamalarını geciktirdiğine de yer verildi.

Sabah

bookmark bookmark bookmark bookmark

   
 
 

Chat | Sohbet