Tag Arsiv | "müslüman"

Dinler arası diyalog büyük önem taşıyor.

Tags: , , , , , , , , ,


Camiyi ziyaret eden Putin’den önemli ‘dinler arası diyalog’ mesajları…

Sovyetler’in çözülüşünden sonra Çeçenler’le amansız bir savaşa tutuşan Kremlin’in toplumsal barış atağı. Grozni’de cami açan Putin, ‘İslam’ın barış dini’ olduğunu açıkladı.

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Grozni’de büyük bir cami açılışına katıldı. Çeçenistan Devlet Başkanı Ahmet Kadirov’un adı verilen 10 bin kişilik camii açılışından sonra düzenlenen konferansta konuşan Putin, ‘İslam’a övgüler‘ yağdırdı. Putin, “Bu cami ile sadece Çeçenistan vatandaşları değil, bütün Rusya Müslümanları gurur duymalı. Ülkenin Müslümanları için güzel bir hediye ” diye konuştu. Putin dinler arası diyaloğun önemine vurgu yaptı. Putin, “Dinler arası diyalog büyük önem taşıyor. Özellikle de içinde birçok dinleri ve milletleri barındıran Rusya için” dedi.

ZİYARET BÜYÜK JEST

Cami açılışı ile birlikte yapılan ‘İslam Barış Dini’ adlı konferans hakkında da açıklamalarda bulunan Putin, “Bu güzel bir çalışma olmuş. Cami açılışı ile birlikte böyle bir konferans yapılması yerinde bir çalışma. İslam barış dinidir. Bu konferansla tüm dünyaya iletilen güzel bir mesaj ” dedi. Kadirov ise, “Çok yoğun olmasına karşın Putin camiyi ziyaret etti. Bu büyük bir jest” diyerek Putin’i övdü.

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Kelebek İlkleri barındıran bir film

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Benden yurduma ve dinime ihanet etmem istendi.

Kelebek adlı Türk filminde oynamak için geçen hafta İstanbu’a gelen Suriyeli oyuncu Hasan Mesut,acı bir itirafta bulundu.

Suriyeli oyuncu Hasan Mesut, Kelebek adlı Türk filminde oynamak için geçen hafta İstanbu’a geldi. 2005’te çekilen Hollywood yapımı film, Cennetin Krallığı’nda Selahattin Eyyübi’yi oynayarak ünlenen Mesut, artık Hollywood yerine, Türk sinemasında oynamayı tercih ediyor. Çünkü sanatçı, “Hollywood yurduma, dinime ihanet etmemi istedi.” diyor.

Suriyeli oyuncu Hasan Mesut’u (Ghassan Massoud) tüm dünya, Ridley Scott’ın yönettiği ‘Cennetin Krallığı’ filminde oynadığı Selahaddin Eyyübi rolüyle tanıdı. Çok başarılı bulundu ve herkesin gönlünü kazandı. 2006’da Kurtlar Vadisi Kuzey Irak’ta, geçen yıl da Karayip Korsanları’nın 3. bölümünde bir kaptan rolüyle karşımıza çıktı. Mesut, geçen hafta yeni bir Türk filminde rol almak için İstanbul’a geldi. 5 gün boyunca Yenikapı Mevlevihanesi’nde ve Kuzguncuk’ta kurulan cam atölyesindeki çekimlere katıldı. Biz de çekimleri izledik ve set aralarında kendisiyle görüştük.

Cihan Taşkın’ın ilk uzun metrajlı filmi ‘Kelebek’te çağdaş bir Mevlevi dedesini canlandıran Mesut, ilk Hollywood tecrübesinden sonra pek çok film teklifi almış. Mesela George Cooleney’in Oscarlı filmi ‘Syriana’ ve geçen ay vizyona giren Ridley Scott’un yönettiği, Russel Crow ve Leonardo Di Caprio’nun rol aldığı ‘Yalanlar Üstüne’ adlı filmi gibi. Ancak Mesut, o rolleri kabul etmesinin mümkün olmadığını söylüyor ve nedenini şöyle açıklıyor: “Ya kötü bir Arap şeyhini ya da Müslüman terörist rolünü oynamamı istiyorlardı. Reddetmek zorundaydım. Hem kültürüme hem de şahsıma uymayan tekliflerdi. Yurduma, dinime ihanet etmem isteniyordu. Eğer o rolleri oynamış olsaydım siz de bana karşı tavır alırdınız. Ben misyonu İslam olan bir sanatçıyım. İman etmiş, İslam için çalışan biriyim.”

Mesut, Kelebek’teki rolünü kabul etmesinin en büyük nedeninin de bu olduğunu anlatıyor. Senaryoyu okuduktan hemen sonra teklifi kabul etmiş. Filmin senaryosu, 11 Eylül sonrasında oluşan ‘Müslümanlar teröristtir’ algısını değiştirmek üzerine kurulmuş. Kelebek etkisi hikayesini bilirsiniz. Dünyanın neresinde olursa olsun bir kelebek kanat çırparsa yavaş yavaş o dalga büyür, fırtınaya neden olabilir, tüm dünyayı etkileyebilir ve olayların yönünü değiştirebilir. Ancak bu ‘Kelebek’ fırtınaya neden olmuyor, tam tersine bugüne kadar Müslümanların gıyabında koparılan fırtınaları dindiriyor. Mesut, aslında bu noktada bazı Müslümanların da hatasının olduğunu söylüyor: “Evet, 11 Eylül Müslümanlara karşı kullanıldı, İslamiyet’e çok büyük zarar verdi. Burada bazı Müslümanların söylemlerinin büyük etkisi var. Çünkü onlar, 11 Eylül’ü New York zaferi diye nitelendirdi. Bu, talihsiz ve sonu nereye varacağı düşünülmeden sarf edilen sözler, tüm dünyayı İslam karşıtı yaptı. Amerika’nın, ‘İslam işte budur’ demesi için koz verildi ellerine.” diyor.

Mesut, herkesi filmi izlemeye davet ediyor. Gerçek İslam’ın ifade ettiği; fikren, kalben, sanatsal yönden, gelenek ve görenek açısından sağlam bir duruşa sahip çağdaş Müslümanlığı anlamak için… Mesut, sadece Hollywood’dan değil, Avrupa’dan, Rusya’dan, Mısır’dan film teklifleri alsa da uluslararası bir oyuncu olduğunu düşünmüyor. Onun için Türk sinemasında rol almak her şeyden daha önemli.

Türk sineması bana daha yakın

Mesut, “Hollywood yerine bir Türk sinemasında oynamayı tercih ederim. Türkiye, her şeyiyle bana daha yakın. Bu sadece toprak yakınlığı değil, kültürel, dinsel ve daha birçok yönden. Pek çok insan şunu bilmiyor; Hollywood bir tuzaktır. Çünkü onlar her şeyden kopmanı istiyor. Benliğinden, kişiliğinden, toplumundan, çevrenden, yaşantından… Seni tüketmek için bir madde olmanı istiyor. Kendi vatanına biraz bağlı olan birinin Hollywood’un isteklerini yerine getireceğini sanmıyorum. Dünyadaki tüm oyuncuların hepsinin rüyası Hollywood’dur. Ama burada önemli olan Hollywood değil, Hollywood’un ne manaya geldiğini bilmektir. Hayal etmeden önce Hollywood’un ne olduğunu araştırın. Cazibesi muhakkak var, ama bu cazibenin karşılığı çok ağır. Bu herhangi bir insanın ödeyeceği bir bedel değildir.” diyor.

İlkleri barındıran bir film

* Kelebek’in çekimleri şu anda Şanlıurfa’da devam ediyor. Mart başında vizyona girmesi planlanan filmin başrollerinde Caner Cindoruk, Deniz Bolışık, Şahin Çelik, Serhat Yiğit ve Hasan Mesut var. Film sadece Cihan Taşkın’ın ilk uzun metrajlı filmi değil. Birçok ilki içinde barındırıyor. Mahmut Bengi, Oktay Berber ve Serhat Aktaş tarafından kurulan Sanayi Nefise yapım profesyonel anlamda ilk filmi.

* Filmin senaryosunu Mahmut Bengi yazdı. Daha önce dizi senaryoları yazan Bengi, ilk kez bir sinema filmine senaryo yazdı.

* Başrolünde oynayan Caner Cindoruk’un ilk sinema filmi. Cindoruk zaten, sinema ve televizyon dünyası için yepyeni bir yüz. 1980 Adana doğumlu. 16 yaşından beri tiyatro sahnelerinde. Çukurova Üniversitesi Tiyatro bölümünden mezun olmuş ve İstanbul’a geçen yıl gelmiş. Filmde, kendini arayan Yusuf karakterini canlandıran Cindoruk, “Yusuf, Mevlevi dedesinin etrafında yetişen biri. Tüm arkadaşları Afganistan’daki halka yardım etmek için gidiyor. Yusuf, o gün gidemiyor… Filmin insanlık adına önemli mesajları var. Kelebek’in iyi bir proje olduğuna ve başarılı olacağına inanıyorum.” diyor.

* Cihan Taşkın, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu, 35 yaşında genç bir yönetmen. Taşkın, filmini çekerken heyecandan öte gerginlik yaşıyor. Çünkü doğru ve anlamlı bir iş yapabilmenin ağırlığını taşımanın kolay olmadığını söylüyor.

* Filmin görüntü yönetmeni Meksika asıllı Demian Barba. New York Film Akademisi’nde kamera üzerine ders veren Barba, ‘Bu projede mutlaka benim de olmam lazım’ diyerek kendisine sunulan teklifi henüz ücret konuşulmadan kabul ettiğini söylüyor.

Kayank: Bugün

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Barnabas İncili’le Hristiyanlığın sonu gele bilir

Tags: , , , , , , , , , , , ,


Barnabas İncili’ni okudu Müslüman oldu! Kitap Hz. Muhammet’ten bahsediyor ve tercümesi yayınlanırsa herşey değişebilir!
Zaman Gazetesi yazarı Aydoğan Vatandaş’ın Apokrifal adlı kitabı, Hakkari’de 1981’de bir mağarada bulunan Aramice dilindeki “Barnabas İncili” ve “dinler tarihini değiştirecek” nitelikte olan bu kitabın Ergenekon’la bağını anlatıyor.

Hikaye, nüshaların Aramice uzmanı Prof. Dr. Hamza Hocagil’e ulaşmasıyla başlıyor. Hocagil, nüshaların Barnabas İncili’ne ait olduğunu fark ediyor ve 2 yıl jandarma karargahında gizlenip, sonra Özel Harp Dairesi’ne geçtiğini öğreniyor. İddiaya göre Barnabas İncili, Hz. Muhammed’den bahsediyor ve Vatikan’ın kabul ettiği dört İncil’in değiştirildiğini ortaya koyuyordu. İşte kitaptaki iddialardan bazıları:

Hocagil’in birlikte çalıştığı İsak Rabin’in torunu Viktoria Rabin, Barnabas İncil’ini okuyunca Müslüman oluyor. Bir Etiyopyalı tarafından öldürülen Rabin, Vatikan’ın nüshaları 350 bin euroya alma isteğine karşı çıkıyor. Yunanistan’da bir yayınevine satılan İncil’i tercüme etmemesi için İsrail’in Hocagil’i tehdit ettiği, ancak Veli Küçük’ün özel kaleminin tercüme için Hocagil’le anlaştığı da bir başka iddia. Kitapta Küçük-Hüsnü Özyeğin ilişkisine de değinilerek İncil’in Özyeğin’in bankasını sattığı ve Yunan Kilisesi’nin de ortağı olan NGB’ye verildiğini ima ediyor.

ADALI’YI ÇATLI MI ÖLDÜRDÜ
Rahip Edip Savcı’nın kaçırılmasına da bu İncil’in neden olduğu düşünülüyor. Nüshaları incelemek için Midyat’a giden Hocagil’in de askerlerce alıkonulduğunu ileri süren Vatandaş, bunun arkasında Ergenekon’un olduğunu ima ediyor. 1996’da Aziz Barnabas’ın Kıbrıs’taki mezarının soyulmasını araştıran gazeteci Kutlu Adalı’nın o tarihlerde Kıbrıs’a giden Abdullah Çatlı tarafından öldürülmüş olabileceği de kitapta yer alan önemli iddialardan.

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Yunan medyasının Fethullah Gülen yorumu

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Fethullah Gülen’in fikirleri, onun teşvikiyle birçok ülkede açılan eğitim kurumları ve yürütülen diyalog faaliyetleri, dünyanın ilgisini çekmeyi sürdürüyor.

Dünyanın önde gelen medya organlarının son dönemde yayınladıkları çok sayıda analizden sonra, Yunan basınının da Fethullah Gülen’e olan ilgisi devam ediyor. Atina’da yayımlanan Ta Nea ve To Vima gazetelerinin ardından, Yunanistan’ın saygın ekonomi ve siyaset gazetesi Katimerini de, “Uluslararası Fethullah Gülen hareketi” başlıklı 15 sayfalık kapsamlı bir dosya-analizi okurlarıyla paylaştı.

GÜLEN HAREKETİ ÇOK ETKİLİ

Gülen’in Türkiye’de imam olarak başladığı hizmet hayatında, Türkiye sınırlarının çok ötelerine uzanan devasa bir dinî-toplumsal hareket başlattığı değerlendirmesinde bulunan Katimerini, hareketin eğitim, insani yardım kuruluşları, güçlü medya ağı, şirketleri ve bir bankayla çok geniş bir alanda etkili olduğunu yazdı.

YAŞAYAN EN BÜYÜK ENTELEKTÜEL

Gülen’in “yaşayan en büyük entelektüel” seçildiğinin hatırlatıldığı analizde, “Entelektüel Gülen öğretilerinde, İslam’ı Batı değerleri ve pratikleriyle ilişkilendiriyor. Müslümanların çağdaş dünyaya ayak uydurmalarını, ancak bunu geleneksel dinî yaşam tarzlarını koruyarak yapmaları gerektiğini söylüyor.” yorumu yapıldı. Gülen hareketinin, dinlerin diyaloğu adına Ramazan’da toplantılar yapmayı gelenek haline getirdiği aktarılırken, bu bağlamda Gülen’in Fener Rum Patriği Bartholomeos, Papa, Ermeni Patriği ve Türkiye’nin Hahambaşısı’yla görüşmeler yaptığı hatırlatıldı.

FARKLI OLANA HOŞGÖRÜLÜ

Gülen’in farklı olana karşı hoşgörüyü ve ihtilafları barışçıl yolla çözmeyi desteklediğini belirten Yunan gazetesi, “Gülen, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını da destekledi.” diye yazdı. Gülen hareketinin Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’da büyüyerek yayılmasının, siyasî ve akademik çevrelerin büyük ilgisiyle karşılandığı belirtilen haberde, “Gülen hareketinin, tutucu ve uç noktalardaki Müslüman dünyasına karşı alternatif çözüm olarak” görüldüğü ifade edildi.

ERDOĞAN’I ETKİLEDİ

‘Gülen modeli’nin AK Parti kurulmadan çok önce kabul gördüğünün altı çizilirken, “Gülen’in gelenekleri muhafaza eden, orta yolcu, ve inançlı Müslüman profili anlayışının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisinin siyasi ideolojisinin yönünü çok derinden etkilediği” savunuldu. Hareketin, Turgut Özal ve Bülent Ecevit gibi siyasilerin yanı sıra, Mehmet Ali Birand ve Mehmet Barlas gibi entelektüeller ile Sabancı, İshak Alaton ve öldürülen Üzeyir Garih gibi işadamlarından destek gördüğü de dile getirildi.

TÜM DAVALARDAN BERAAT ETTİ

Gülen’in, sevenlerine, kültürlerini geliştirmeleri, İslam ve Türkiye’nin iyi birer elçisi olmalarını ve insanlığa hizmet etmeleri amacıyla İslam dünyasından Batı’ya göç etmelerini tavsiye ettiğini kaydeden Katimerini, Gülen’in öğretilerinin Batı’daki kültürlü Türk diasporasında büyük tesir yaptığına dikkat çekti. Türkiye’deki Kemalist elitin gizli gündemi olduğu iddiasıyla Gülen hareketiyle mücadele ettiği ifade edilen haberde, ancak Gülen’in, hakkında açılan bütün davalardan aklanarak beraat ettiği bildirildi.

OKULLARINA ÖNDE GELENLERİN ÇOCUKLARI GİDİYOR

Analizde, dünyanın dört bir tarafında açılan Türk okullarına, bulundukları ülkelerin önde gelen kişilerinin çocuklarının da gittiği aktarıldı. Güneydoğu Asya ve Afrika’da eğitim veren okullara her dinden öğrencinin devam ederek birlikte yaşama örneği sergilendiği belirtildi. Son olarak Gülen hareketinin kültürler arası ve dinlerarası diyalog adına farklı faaliyetlerinin anlatıldığı haberde Gülen’in “Gerçek İslam’da terör bulunmaz. Müslüman terörist olamaz. Bir terörist de Müslüman olamaz.” şeklindeki açıklaması hatırlatıldı.

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Beşiktaş Siroki Brijeg maçı ayrıntıları

Tags: , , , , , , , , , , ,


Beşiktaş’ın 14 Ağustos Perşembe günü UEFA Kupası 2. ön eleme ilk maçında deplasmanda oynayacağı Siroki Brijeg maçı öncesi, ev sahibi takımın futbolcularının aşırı sert bir mücadeleye hazırlandıkları öğrenildi.

Bosna Hersek’in Mostar şehrine bağlı olan ve 1995 yılında sona eren Bosna Savaşı’nın ardından kurulan Siroki kasabasının takımı olan Siroki Brijeg’in özellikle yerli oyuncularının Beşiktaş karşısında sert bir oyun ortaya koyacağı ve karşılaşmada galibiyetten çok siyah beyazlı oyunculara zarar vermeye hazırlandıkları kaydedildi. Aşırı milliyetçi bir yapısı olan kulübün bünyesinde, Katolik Hristyan futbolcular dışında oyuncu yer almazken, Ortadosk Sırp kökenli ve Müslüman futbolcular bu takımda özellikle Bosna Savaşı’nın ardından forma giyemiyorlar.

İnternetspor

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Fethullah Gülen Türkiye’ye Dönsün

Tags: , , , , , , , , , , ,


Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzetttin Doğan’dan ilginç çıkış! Doğan, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönmesini istedi.

Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzettin Doğan, Mine Şenocaklı’nın sorularını yanıtladı. Doğan, cem evlerinin yapılmasında kendisinin katkısı olduğunu söyleyerek, “Gülen artık yurda dönmeli. Nazım’a yapılan Gülen’e yapılmamalıdır” dedi.

Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzettin Doğan’dan ilginç çıkış! Doğan bir dönem yüzyüze görüştüğü Fethullah Gülen’in yurda dönmesi gerektiğini söyledi. Mine Şenocaklı’nın sorularını yanıtlayan Doğan, düşünür ve bir filozof olarak gördüğü Gülen’i tanıdığını ve saygı duyduğunu söyledi. Gülen’in Türkiye’de cemevlerinin yapımında olumlu bir katkısı olduğunu kaydeden Doğan, Gülen’in ’Camilerin yanında cemevleri de yapılmalı’ sözlerini hatırlattı.

Fethullah Gülen’in AKP üzerinde etkisi
Fethullah Gülen’in Türkiye’deki gücü konusundaki soruları daha önce Bülent Ecevit’in de kendisine sorduğunu söyleyen Doğan, “Onu bilmiyorum. Doğrusunu isterseniz 10 yıl önce Fethullah Hoca’nın gücü neydi? Bunu rahmetli Ecevit de bana sormuştu. ’Fethullah Hoca’yı nasıl buluyorsunuz?’ diye… ’Fethullah Hoca’nın düşüncesi açık ve net. Eğitim yoluyla, demokratik yolla 15-20 yıl içersinde Türkiye’yi bir Müslüman devlet haline dönüştürmek istiyor. Amacı bu’ dedim. ‘Gerçekten öyle mi düşünüyorsun?’ dedi. ’Evet, ben öyle düşünüyorum, öyle görüyorum’ dedim. Bugün de o konudaki kanaatim değişmiş değildir” dedi.

Nazım’a dönmesin
Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzetttin Doğan’ın en ilginç açıklaması ise Gülen’in yurda dönmesi konusundaki isteği oldu. Görüşmediği bu 10 yıl içinde Gülen’de ne gibi bir değişiklik olduğunu bilmediğini söyleyen Doğan, “Kendisi değişti mi, neler düşünüyor onu bilemiyorum. Ama bence bir Nazım Hikmet’i düşünün… Nazım Hikmet’i sevmeyebilirsiniz, Marksist’ti diye, komünistti diye… Ama Nazım Hikmet’in büyük bir şair olduğunu reddedebilir misiniz? Ne oldu? Yurtdışında öldü. Hâlâ da mezarı getirilemiyor. Türkiye bu tip şeyleri aşmalıdır” dedi.

İnternethaber

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Fethullah Gülen Okulları New York Times’ta. Gazete okullara destek veren İhsan Kalkavan’ı konuşturdu.

Tags: , , , , , , ,


Armatör İhsan Kalkavan, Gülen Okulları’nın ‘mali destekçisi’ olarak New York Times’a konuştu. Kalkavan, Türkiye’de Gülen’in izinden gidenlerin sayısının 3 ile 5 milyon arasında olduğunu söyledi.

New York Times gazetesi, Pakistan’daki okullarda verilen radikal İslam ağırlıklı eğitimine alternatif olarak, ülkede Fethullah Gülen Cemaatine bağlı olarak ılımlı İslam eğitimi veren Türk okuları alternatif gösterdi.

New York Times gazetesinin ‘Türkler Pakistan’a Ilımlı İslamı öğretiyor’ başlıklı haberinde, Fethullah Gülen’in Pakistan’da bulunan PakTürk adlı 7 ayrı okulunda verdiği eğitimle, Pakistanlılara, ‘Ilımlı İslamı’ öğrettiğini yazdı.

New York Times gazetesi Gülen’in Pakistan’daki okullarının radikal İslama karşı bir alternatif haline geldiğini yazdı. Gazetenin muhabiri Sabrina Tavernise tarafından hazırlanan haber, Pakistan’ın uzun yıllardan beri Radikal İslamcılar için bir ön cephe haline geldiğini, Pakistan’da bulunan bir çok okulda radikal islamı destekleyen bir eğitim sistemi benimsendiği belirtilerek, ilki 10 yıl once açılan Gülen cemaatine ait okulların Pakistanlılar için bir alternative haline geldiği yazıldı.

Ülkede eğitim sisteminin çok zayıf olduğu, fakir Pakistanlı ailelerin çocuklarını kıyafet ve kitap parası ödeme zorunluluğu olan devlet okullarına gönderemediklerini böylece ülkede dini eğitimin ağırlıkta olduğu medrese ve din okullarının revaçta olduğu belirtildi. Gazete, Gülen cemaatinine bağlı okulların verdikleri ılımlı islam eğitimiyle bir alternative yaklaşım haline geldikleri ve böylece Pakistan’da diğer eğitim veren, ajandalarında radikal islam olan diğer okullar karşısında güç kazandıklarını belirtti.

EN BÜYÜK YARDIMCI ARMATÖR İHSAN KALKAVAN

Tavernise, Fetullah Gülen’e tüm bu çalışmalarında armatör İhsan Kalkavan’ın yardımcı olduğunu da belirtti. Nijerya’da inşaat sektöründe de bulunan ve burada oteller inşa ettiğini belirten Kalkavan’ın, Gülen’e okulların finansmanında yardımcı olduğunu ekleyerek bu ikilinin benzer çalışmalarının Nijerya’da da sürdüğü ve bu bölgedeki elit ailelerin çocuklarını etkilediklerini belirtti.

GÜLEN’İN YOLUNDAN GİDENLER 5 MİLYONA YAKLAŞTI

Benzer okulların sadece Müslüman ülkelerde olmadığını belirten Tavernise, Rusya’yı bu konuda örnek gösterek buradaki okullarda yalnızca Müslümanların olmadığını ve temel hedeflerinin de inançlar arası anlayışın geliştirilmesi olduğunu yazdı.

Kalkavan konuyla ilgili şunları söyledi: “Eğitim alanındaki deneyimlerimizi öteki ülkelerle paylaşarak kendimizi daha iyi tanıyoruz. Kendimize ‘Gördünüz mü? Biz terörist değiliz’ diyoruz. İnsanlar bunları öğrendikçe birşeyler değişiyor.”

Tavernise son olarak İhsan Kalkavan’ın tahminine yer vererek Türkiye’de Gülen’in izinden gidenlerin sayısının 3 ile 5 milyon arasında bir rakama ulaşmış olduğunu yazdı.

İnternethaber

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

Kate Moss’un sevgilisi Müslüman oluyor

Tags: , , , , , , , , , , , ,



Kate Moss’un eski sevgilisi Pete Doherty’nin, cezaevinde Kuran okumaya başladığı bildiriliyor.
Ünlü İngiliz manken 34 yaşındaki Kate Moss’un eski sevgilisi ‘Baby Shambles’ rock grubunun solisti Pete Doherty’nin, uyuşturucu kullanmaktan tutuklu bulunduğu cezaevinde Kuran okumaya başladığı bildiriliyor.

İngiltere’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden The Sun’ın haberine göre cezaevinde çok sayıda Müslüman arkadaşlar edinen Pete Doherty, bu kişilerin de teşvikiyle Kuran okumaya başladı. Bir kaynağa göre Kuran okumaya başladığından beri bir hayli sakinleşen Doherty’nin İslam’la ilgilenmeye başladığı ve bunun ona içeride çok yardımcı olduğu belirtildi. The Sun, Doherty’nin din değiştirmesi halinde çılgın yaşam tarzının da önemli derecede değişmesi, helal olmayan et yememesi, dar kıyafetler giymemesi ve alkol ve uyuşturucu kullanımına son vermesi gerektiğini yazdı.

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark