Gonderen 21 June 2008
Tags: dondurma, Harran Üniversitesi, Serdar Akın, Ziraat Fakültesi
ŞANLIURFA (İHA) - Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Serdar Akın, sıcak yaz günlerinde tüketimi artan dondurma türü yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Güvenilir olmayan yerlerden, açıkta satılan ve sokak satıcılarından dondurma alınmamasını tavsiye eden Akın, dondurma yerken uyulması gereken kuralları açıkladı. Akın, “Dondurma yemenin en iyi yöntemi yalayarak tüketilmesidir. DiÅŸlerle kesilerek aÄŸza alınan dondurmalar, ağızda eritilinceye kadar çevrilmesi gerekiyor. Bu kurallara dikkat edilmese bademcik hastası olma riski çok yüksektir” dedi. En iyi dondurmanın keçi sütünden yapıldığını belirten Akın şöyle devam etti:
“SaÄŸlıksız ortamlarda üretilen ve sokak satıcılarından satılan dondurmaların tüketilmesi insan saÄŸlığını tehdit ettiÄŸi için dondurmanın güvenilir olmayan yerler ve sokak satıcılarından alınmaması gerekir. Sıcakların baÅŸlamasıyla tüketimi artan saÄŸlıksız koÅŸullarda üretilen dondurmalarda bakteriler kolaylıkla üreyebiliyor. Dondurmanın, süt, mikroorganizmaların üremesi için çok uygun bir ortam olduÄŸu için, dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koÅŸullarda üretilmesi çok önemlidir. Dikkat
edilmesi gereken en önemli husus; saÄŸlıklı ve hijyenik ÅŸartlarda hazırlanmış dondurmaların tüketilmesidir. Dikkat etmezsek, çocuklarımızın zevkle yediÄŸi dondurma saÄŸlıklarını bozabilir. Dondurma yapımında kullanılan süt, ÅŸeker, glikoz ÅŸurubu, salep, bitkisel yaÄŸ veya süt yağı, vanilya, meyve püresi, çeÅŸitli kuruyemiÅŸler, çikolata, kakao nedeniyle besleyici deÄŸeri yüksek olduÄŸu için, özellikle çocuklar tarafından çok sevilen bir tatlıdır.”
“SaÄŸlık sorunu olmayan her çocuk dondurma yiyebilir” diyen Akın, “Ancak 1 yaşına kadar bütün besinlerle yeni tanışan, alerji riski yüksek olan çocuklara dondurma vermek doÄŸru deÄŸildir. 1 yaşından büyük çocuklarda ise aşırıya kaçmadan, günde 1-2 top dondurma tüketimi yararlıdır. PaketlenmiÅŸ dondurmalarda paket üzerindeki etiket okunmalı, Tarım ve KöyiÅŸleri Bakanlığı üretim-ithalat izninin olup olmadığına, son kullanma tarihine dikkat edilmelidir. İzinsiz veya son kullanma tarihi geçmiÅŸ ürünler asla satın alınmamalıdır. Ayrıca bu tür gıdaların servis edildiÄŸi soÄŸutucunun eksi 18 derecenin altında olmaması gerekiyor” dedi.
Gonderen 10 May 2008
Tags: avrupalı, besin kaynağı, Çukurova Üniversitesi, GÖĞÜS KANSERİ, Halis Arıoğlu, japon, Kadınlarda menopoz belirtilerinin görülmeye başlanması, KEMİK ERİMESİ, menopoza giren kadınlar, Menopozda, menopozun etkisini giderebilmek, Öğretim Üyesi, soya, Tarla Bitkileri, zeytinyağı, Ziraat Fakültesi
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Arıoğlu, menopoza giren kadınlara, besin kaynağı olarak soyalı ürünler tüketmelerini, günde 50 gram soya almalarını önerdi.
Arıoğlu, zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna, soyalı ürünlerin insan sağlığı için faydalarını içeren bir rapor sundu.
Raporda soya, ‘’sarı altın” ya da ”asrın harika bitkisi” olarak adlandırılıyor. Dünya bitkisel yaÄŸlı tohum üretiminin yüzde 50’si ve bitkisel ham yaÄŸ üretiminin yüzde 27’sinin karşılandığı soya, sanayide ham madde olarak da kullanılıyor.
Soya yağı insan bünyesindeki yağ ve lipid metabolizmasını düzenleyen yağ asitleri içerdiğinden; şeker hastalığı, damar sertliği ve kroner kalp hastalığı olan kişilere soya veya soya yağı öneriliyor. Atardamar daralmasını önleyici etkiye sahip soya yağı, ayrıca kandaki kolesterol miktarını da düşürüyor.
”GÖĞÜS KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİ AZALTIYOR”
Kadınlarda ostrojen hormonunun kansorojen etkisini önleyen ve zararlı hücrelerin gelişimini durduran soya, bu nedenlerden dolayı kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Her gün soya ile beslenen Japon kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin, Avrupalı kadınlara göre 4 kat düşük olduğu belirtiliyor.
İleri yaşlardaki kadınlarda ortaya çıkan menopozun etkisini giderebilmek için, vücuda doğal ostrojen hormonu takviyesinin gerekli olduğu hekimler tarafından belirtiliyor. Menopoz dönemindeki kadınlara ve diyet beslenmesinde vazgeçilmez besin kaynağı olarak soyalı ürünler öneriliyor.Raporda, menopoz döneminde soyalı ürünlerle beslenen kadınlarda, yüzde 40 daha az ateş basması şikayetlerinin olduğu, kadınların bu dönemde bozulan vücut dengesinin soya proteini tarafından giderildiği kaydedildi.
Kadınlarda menopoz belirtilerinin görülmeye başlanması ile birlikte günde 25 gram soya proteini tozunun alınması, menopozun tam etkisine girilmesi halinde ise bu miktarın 40 grama çıkarılmasının hekimler tarafından önerildiği bildirilenraporda ayrıca, menopoz dönemine giren kadınların sağlıklı şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için günde 50 gram soya almalarının gerekli olduğu da vurgulanıyor.
”KEMİK ERİMESİ HASTALIÄžINA KARÅžI SOYALI ÜRÜNLER ÖNERİLİYOR”
Raporda, ”Menopoz sonrası kadınlarda, her yıl ortalama yüzde 5 oranında kemik ağırlığında azalma meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak kadınlarda ortaya çıkan en büyük sorunlardan biri olan kemik erimesi hastalığına karşı soyalı ürünler önerilmektedir. Çünkü soya proteini sayesinde vücuda alınan kalsiyumun dışarı atılması yüzde 50 oranında azılıyor” denildi.
Soya yağının, bol miktarda kalsiyum, demir ve çinko elementleri ile E ve B vitamini içerdiği için insan beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğu ifade edilen raporda, soyalı ürünlerin, hazmı kolaylaştırdığı, çocuklarda kemik gelişimini artırdığı kaydedildi. Çocuklarda ortaya çıkan kronik sindirim zorluğu ve kabızlığın da soya sütü ile büyük oranda atlatıldığı belirtildi.Raporda, yüksek oranda protein içeren soya ununun, ekmek ununa yüzde 3-5 oranında katıldığında, ekmeklerin lezzetini artırdığı ve bayatlamalarını geciktirdiğine de yer verildi.
Sabah